Come Closer - Porcelain Raft Türkçe Çeviri

Come Closer
Yaklaş


Your attitude makes me feel, that I need a holiday
Davranış biçimin, beni bir tatile ihtiyacım varmış gibi hissettiriyor
You don't need to put so much weight in anything you say
Söylediğin her şeyi bu kadar ciddi söylemek zorunda değilsin
Can you turn the volume down
Sesi kısabilir misin?
I can barely hear myself
Kendimi zor duyabiliyorum
Just come closer
Sadece yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer now
Biraz daha yaklaş şimdi

It was a pleasure to hear the story of your life
Hayat hikayeni dinlemek benim için bir zevkti
I really need to go I hope you don't mind
Gitmeliyim gerçekten, sorun etmezsin umarım
Can you turn the volume down
Sesi kısabilir misin?
I need a quiet place
Sessiz bir yere ihtiyacım var

Cause we're lost my dear
Çünkü biz kaybolduk canım
Yes we're lost my dear
Evet kaybolduk canım
I hope you don't mind
Umarım sorun etmezsin
Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer now
Biraz daha yaklaş şimdi

Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş



Standing Still - Roman Lob Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Standing Still
Hala Ayakta

(Eurovision Song Contest
2012 - Germany's Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması -Almanya'nın Şarkısı)

Guess we knew this was coming on
Bunun başımıza geleceğini tahmin ediyorduk
Cause you're already gone in my head
Çünkü kafamda çoktan gitmiştin
You can tell me that I'm wrong that you're staying with me instead
Benimle kalmak yerine hatalı olduğumu söyleyebilirdin

When wind has come along
Rüzgar ne zaman esmeye başladı
And summer's dead and gone
Ve yaz bitti gitti
Is there anything left here to say?
Söyleyecek bir şey kaldı mı?

I can put my arms around
Kollarımı yanıma koydum
The emptiness I found
Bulduğum boşluktu
And find a way to make you stay
Ve kalmanı sağlayacak bir yol aradım

But I'm standing still
Ama ben hala ayaktayım
I'm standing still
Hala ayaktayım
As you leave me now
Şimdi beni terkederken bile

I'm standing still
Hala ayaktayım
I'm standing still
Hala ayaktayım
As you're walking out
Sen çekip giderken

I'm just standing still
Ben hala ayaktayım

Now before I feel so strong
Kendimi aşırı güçlü hissetmeden önce
Pieces of me break so easy
Çok kolay kırılırdım
What I thought would be the end
Düşündüğüm şey bu son olmalıydı.
Is just the feeling that you freed me
Ve bu his işte, beni senden kurtardı

Girl this ain't giving up
Kadın (Kız), bu pes etmek değil ki
It's knowing where to stop
Bu nerede duracağını bilmek
Knowing when the thing is over
Bir şeylerin bittiğini bilmek.

I know my life is blind
Biliyorum hayatım körlükten ibaretti
I see for the first time
İlk defa farkettim (gördüm) bunu
Things ain't gonna bring us closer
Bir şeyler bizi yakınlaştırmayacak
But I'm standing still
Ama ben hala ayaktayım
I'm standing still
Hala ayaktayım
As you leave me now
Şimdi beni terkederken bile

Yeahaahahahahhh
Eveeeeet
I'm standing still
Hala ayaktayım
I'm standing still
Hala ayaktayım
As you're walking out
Sen çekip giderken


I'm standing still

Hala ayaktayım

I'm just standing still
Ben hala ayaktayım

As you leave me now
Şimdi beni terkederken bile


I'm just standing still
Ben hala ayaktayım

When wind has come along
Rüzgar ne zaman esmeye başladı
And summer's dead and gone
Ve yaz bitti gitti
Is there anything left here to say?
Söyleyecek bir şey kaldı mı?

I can put my arms around
Kollarımı yanıma koydum
The emptiness I found
Bulduğum boşluktu
And find a way to make you stay
Ve kalmanı sağlayacak bir yol aradım


I'm standing still
Hala ayaktayım
I'm standing still Hala ayaktayım
As you leave me now Şimdi beni terkederken bile
Yeah Evet
I'm standing still Hala ayaktayım
I'm standing still Hala ayaktayım
As you're walking out Sen çekip giderken

I'm just standing still
Ben hala ayaktayım
I'm standing still Hala ayaktayım
I'm just standing still
Ben hala ayaktayım
I'm standing still
Hala ayaktayım


Can Bonomo - Love Me Back Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Love Me Back
Sen De Beni Sev 

(Eurovizyon Şarkısı - Eurovision 2012 Song Contest Turkey's Song
Eurovizyon 2012 Şarkı Yarışması Türkiye'nin Şarkısı- Erovizyon Şarkımız)


Ooo hey hey baby love me back today
Ooo hey hey bebeğim, sen de beni sev bugün*
Never ever sink my ship and sail away
Asla ama asla gemimi batırıp yelken açma uzaklara
Oh oh ah! baby don't shut me down give me all the love i need and
know the began
Oo oo ah! hayallerimi suya düşürme bebeğim*
*, ihtiyaç duyduğum şekilde tüm kalbinle sev beni ve bunu başlangıç bil.
I'm a lonely sailor drinking the night away
Yalnız bir denizciyim ben, gece boyunca içerim.
My ship is made from hope she's searching for your bay
Gemim umuttandır ve o, senin körfezini arar durur.
You don't care.
Ama sen umursamıyorsun.

Hop up to my ship baby I'll make you fly
Atla (hopla) gemime bebeğim, uçuruyum seni***
You love me and you know that baby don't you lie
Sen de beni seviyorsun bunu biliyorsun, yalanlama.
Like me like I like you and say na na na na na na na na...
Sev beni, benim seni sevdiğim gibi ve 
söyle na na na na na na na na...

O o o way need a be rock'n roll
Ooo oo ov bariz rock'n roll'a ihtiyacımız var
Baby don't you quash my self and make me fall
Bebeğim bozup (feshedip) yıkma beni

O hey hey baby love back today
O hey hey bebeğim sen de beni sev
bugün
Don't you never lover sing my ship in say the way
Hiçbir aşık benim gemimde böyle şarkı söyleyebilir miydi?
Hop up to my ship baby I'll make you fly
Atla (hopla) gemime bebeğim uçuruyum seni

You love me and you know that baby don't you lie
Sen de beni seviyorsun bunu biliyorsun, yalanlama.
Like me like I like you and say na na na na na na na na...
Sev beni, benim seni sevdiğim gibi ve 
söyle na na na na na na na na...
Na na na na na na na na na...

Na na na na na na na na na...

Pirates, high seas, cautions, cannons and potions
Korsanlar, açık denizler , tehlikeler, toplar ve iksirler
A sailor's passion can always conquer the oceans
Bir denizcinin tutkusu her zaman okyanusları fethedebilir.
Sing with me my children
Eşlik edin (benimle birlikte söyleyin) evlatlarım
Nan nay, nan nan nan nay nan nan nan nay...
Nan nay, nan nan nan nay nan nan nan nay...



Çeviri Notu :
* Sen de beni sev artık.
**shut someone down
: To get rejected, declined, especially when your hopes are up.(kaynak : urbandictionary)
 özellikle de umutlarınız büyükken beklentileriniz yüksekken
reddedilmek, düşmek (gerilemek, yıkılmak).
***
I'll make you fly : uçuruyum seni , ayaklarını yerden kesiyim.



Under Your Spell - Desire Türkçe Çeviri

Under Your Spell
Büyülendim


I don't eat

Yemiyorum
I don't sleep
Uyumuyorum
I do nothing but think of you
Hiçbir şey yapmıyorum ama seni düşünüyorum
(Seni düşünmekten başka bir şey yapmıyorum)


I don't eat
Yemiyorum
I don't sleep
Uyumuyorum
I do nothing but think of you
Hiçbir şey yapmıyorum ama seni düşünüyorum

You keep me under your spell (x3)
Beni büyülüyorsun

I don't eat
Yemiyorum
I don't sleep
Uyumuyorum
I do nothing but think of you
Hiçbir şey yapmıyorum ama seni düşünüyorum

(Seni düşünmekten başka bir şey yapmıyorum)

I don't eat
Yemiyorum
I don't sleep
Uyumuyorum
I do nothing but think of you
Hiçbir şey yapmıyorum ama seni düşünüyorum

You keep me under your spell (x6)
Beni büyülüyorsun



Be Still - The Fray Türkçe Çeviri

Be Still
Sakin Ol
Be still and know that I'm with you
Sakin ol ve seninle olduğumu bil
Be still and know that I am here
Sakin ol ve burada olduğumu bil
Be still and know that I'm with you
Sakin ol ve seninle olduğumu bil
Be still, be still, and know
Sakin ol , sakin ol ve bunu bil

When darkness comes upon you
Karanlık üzerine çöktüğünde
And covers you with fear and shame
Seni korku ve utanç sardığında
Be still and know that I'm with you
Sakin ol ve seninle olduğumu bil
And I will say your name
Ve adını söylüyor olacağım

If terror falls upon your bed
Yatakta korkunç şeyler seni bulursa
And sleep no longer comes
Ve uykun uzun süre gelmiyorsa
Remember all the words I said
Söylediklerimi hatırla
Be still, be still, and know
Sakin ol , sakin ol ve bil.

And when you go through the valley
Ve bir vadide ilerlerken
And the shadow comes down from the hill
Ve gölgeler tepeden inerse
If morning never comes to be
Sabah olmayı bilmiyorsa
Be still, be still, be still
Sakin ol , sakin ol , sakin ol

If you forget the way to go
Gittiğin yolu unutursan
And lose where you came from
Ve nereden geldiğini (kimliğini kaybedersen)
If no one is standing beside you
Kimse senin tarafını tutmuyorsa
Be still and know I am
Sakin ol ve ben varım bunu bil.

Be still and know that I'm with you
Sakin ol ve seninle olduğumu bil
Be still and know I am
Sakın ol ve ben varım bunu bil


Is It True - The Eagles Türkçe Çeviri

Is It True
Doğru Mu?


How come you love him when he takes you for a fool
O (erkek) seni bir aptal yerine koyarken nasıl oluyor da sevebiliyorsun onu?
He's only lookin' for a good time
O zamanını güzel geçirmeye bakıyor sadece.
How can he love you when he treats you mean and cruel
Sana adice ve acımısızca davranırken nasıl oluyor da sevebiliyor seni?
He's not the best thing that you could find
Bulabileceğinin en iyisi o değil.
Is it true?
Doğru mu?
I can't believe it
İnanamıyorum buna.
Is it true?
Doğru mu?
I just can't see it
Anlamıyorum sadece
Is it true?
Doğru mu?
Is that you?
Bu sen misin?

When we were young, we didn't really have a care
Biz gençken gerçekten pek önemsemedik.
You were hung up, I had a good line
Sen yanıp tutuşuyordun , benim iyi bir çizgim vardı
I never knew it then but, man, I was in love
Hiç bilmiyordum, adam, hem ben aşıktım.
How could I know it was the right time?
Doğru zaman olduğunu nereden bilebilirdim?
Is it true?
Doğru mu?
You've lost that feelin'?
O hissi kaybettin mi?
Is is true?
You might be leavin'?
Bırakmalıydın değil mi?
Is it true?
Doğru mu?
Don't wanna find out
Öğrenmek istemez misin?

Yes, I was so wrong
Evet çok hatalıydım,
For leading you on
Seni yönlendirmekte.
There wasn't much I could do
Yapabileceğim pek fazla bir şey yoktu.

I was a wild one, but I can change some
Ben vahşi biriydim ,ama biraz değişebilirim
If that's important to you
Eğer önemsiyorsan
Is it true- you've lost that feelin'?
Doğru mu - o hissi kaybettiğin?
Is it true- you might be leavin'?
Doğru mu -bırakmalıydın değil mi?
Is it true?
Doğru mu?
Is it true?
Doğru mu?
She's really leavin'
O (kız) gerçekten bırakıp gidiyor.
She's really leavin'
O (kız) gerçekten bırakıp gidiyor.



I Give My Heart To Him (Katherine Howard's Song ) - Karliene Türkçe Çeviri

I Give My Heart To Him
Kalbimi Ona Verdim Ben
.



I have loved and I have lied
Sevdim ve yalan da söyledim
the child I was has died
Çocukluğum, o artık ölmüş.
I give my heart to him
Kalbimi ona (erkeğe) verdim ben.
before your King,
Senin krallığından önce.

And in this broken flight*
Ve bu buruk uçuşla.
I'll be with him tonight
Bu gece onunla olacağım
I lay my soul with him
Ruhumu onun önüne sereceğim.
before your King,
Senin krallığından önce.

And I don't regret a thing
Ve hiç bir şeyi reddetmiyorum.
and I don't believe in your sin,
Ve günahına inanmıyorum
I gave my heart to him
Kalbimi ona verdim ben.
I have lived
Yaşadım

for i have loved...
Sevdiğim sürece...

*And in this broken flight : üzücü ve beklenmedik göçte/uçuşta. Kısaca ölümün gelmesiyle.




Codex - Radiohead Türkçe Çeviri

Codex
El Yazması Kitap / Klasik Metin


Sleight of hand
El çabukluğuyla
Jump off the end.
Sona atla
Into a clear lake,
Berrak göle
No one around.
Etrafta kimse yok

Just dragonflies,
Flying to the side.
Sadece sağa sola uçuşan yusufçuklar var.
No one gets hurt,
Kimse incinmez
You're doing nothing wrong.
Yanlış olan bir şey yapmıyorsun

Slide your hand,
Elini kaydır
Jump off the end.
Sona atla
The water's clear and innocent.
Su berrak ve masum
The water's clear and innocent.
Su berrak ve masum



Not With Me - Jojo Effect Türkçe Çeviri

Not With Me
Benimle Olmaz


I walk in the room and the men stop to talk and to breathe
Odaya adımımı atar atmaz , adamlar konuşmayı ve nefes almayı kesti
Women start to pinch them and rail against me seriously
Kadın onları çimdiklemeye başladı ve ciddi ciddi çıkıştılar bana.
But it’s not my fault, I do nothing forbidden at all
Ama bu benim hatam değil, uygunsuz olan hiçbir şey yapmamıştım sonuçta.
But they stand in line, try to snatch a glance
Ama tavırlarını değiştirmediler, benden bir bakış koparmaya çalıştılar
Oh no, I’m not that kind of girl, not with me!
Ah hayır ben o tarz kızlardan değilim, benimle olmaz!.
They love how I lean my head on my hands and sip my drink
Başımı elime yaslayıp içkimden bir yudum alışıma bayılmışlar.
How I throw my head back, run my fingers through my hair
Başımı nasıl da geriye atıyormuşum ve parmaklarım saçlarımda süzülüyormuş.
But I don’t do it on purpose, I behave decently
Ama bunu bilerek yapmıyorum , normal davranıyorum.
They throw themselves down to my feet want to kiss them
Ayaklarıma kapanıp öpmek istediler.
Oh no, what a waste of time, not with me!
Ah hayır, ne zaman kaybı ama , benimle olmaz!
I drink too much gin but don’t pay a cent for it, no!
Çok fazla cin içtim ama bir kuruş (cent) ödemedim , hayır!
I secretly struggle against it but then accept it
İçin için debelendim, karşıydım buna ama sonra kabul ettim.
I don’t want to fleece someone, but allow them their pleasure
Birilerini kazıklamak istemiyorum, ama sonra gönülleri olsun diye müsade ettim.
But if they expect something for it they blunder
Ama bunun için başka bir şey umuyorlarsa ve ağızlarından kaçırırsalar.
Oh no, take a hike, not with me!
Ah hayır , yol alın , benimle olmaz!


Sözleri buradan alınmıştır.
Lyrics quoted from this website.



Love Me Like A Man - Bonnie Raitt Türkçe Çeviri

Love Me Like A Man
Adam Gibi Sev Beni


The men that I've been seeing, baby
Gördüğüm adamlar  bebeğim
Got their soul up on a shelf
Ruhlarını rafa kaldırmışlar
you know they could never love me
Bunlar beni asla sevmeyecek biliyorsun
When they can't even love themselves
Kendilerini bile sevmezken

But I need someone to love me
Ama birinin beni sevmesine ihtiyacım var
Someone to really understand
Birinin gerçekten anlamasına
Who won't put himself above me
Beni kendi yerine koyabilecek
Who’ll just love me like a man
Beni adam gibi sevebilecek birine

I never seen such losers darlin’
'Kaybedenler kulubü üyelerinden olamadım /kaybeden aşıklardan olmadım'
even though I try…
denemedim bile...
…to find a mind who can take me home
...beni evine götürebilecek bir zihni (zihniyet sahibi kişiyi) bulmayı
’stead of taking me for a ride
bir gezintiye çıkarmak yerine.

(denemedim bile beni gezintiye çıkarmak yerine evine götürebilecek bir zihniyeti/zihniyet sahibi kişiyi bulmayı)

And I need someone to love me
Ve birinin beni sevmesine ihtiyacım var
I know you can
Biliyorum sen sevebilirsin
Believe me when I tell you
Sana bir şeyler anlatırken bana inan
you can love me like a man
Beni adam gibi sevebilecek kişisin.

Oh they want me to rock them
Ah onlar beni sarsmak istiyor
like my back ain't got no bone
Sırtımda hiç kemik yokmuş gibi
I want a man to rock me
Beni sarsacak bir adama ihtiyacım var
like my… backbone was his own
benim omurgam kendisinin ki gibi olacak birine.

baby, I know you can
Bebeğim biliyorum sen yapabilirsin
Believe me when I tell you
Sana bir şeyler anlatırken bana inan
you can love me like a man
Beni adam gibi sevebilecek kişisin.

I Come home sad and lonely
Üzgün ve yalnız eve geldim
Feel like I wanna cry
Ağlamak ister gibiydim
I need someone to hold me
Beni saracak birine ihtiyacım var
Not some fool to ask me why
Anlamsızca neden diye soracak birine değil ama.

And I need someone to love me
Ve birinin beni sevmesine ihtiyacım var
Darlin’ I know you can
Aşkım, sen yapabilirsin biliyorum
Don't you put yourself above me
Beni kendi yerine koymuyor musun?
You just love me like a man
Sadece beni adam gibi sev.





Happyland - Amanda Jenssen Türkçe Çeviri

Happyland
Mutluluk Diyarı (Mutlanda)


In the happyland
Mutluluk diyarında
In the happyland
Mutluluk diyarında
In the happyland
Mutluluk diyarında
Poison my sight while you kiss me goodnight
İyi geceler öpücüğü atarken
kanıma gir*
In the happyland
Mutluluk diyarında
Go on and poison my sight while you kiss me goodnight
İyi geceler öpücüğü atarken
kanıma gir
In the happyland
Mutluluk diyarında
Well your daddy left home
Evet baban evi terk eder
Mum is still on the phone
Annen telefondadır hala
Lost belief in
İnancını kaybedersin
Love's deceiving
Aşk aldatıcıdır
Always going, went, gone
Her zaman gidiyor , gitti , gitmişti
Poison my sight while you kiss me goodnight *
İyi geceler öpücüğü atarken kanıma gir
In the happyland
Mutluluk diyarında

Close the door and leave your key
Kapıyı kapat ve anahtarını bırak
You think you've got me but you'll see
Bana sahip olduğunu düşünüyorsun ama sen göreceksin
When you're starting to lose me
Beni kaybetmeye başladığını düşündüğünde
I'm already gone
Çoktan gitmiş olurum

In the happyland
Mutluluk diyarında
In the happyland
Mutluluk diyarında

Night lingers on, we'll be safe until dawn
Gece uzadıkça uzuyor ve sabaha dek güvendeyiz
In the happyland
Mutluluk diyarında
As the night lingers on, we'll be safe until dawn
Gece uzayıp durdukça ,
sabaha dek güvendeyiz
In the happyland
Mutluluk diyarında
Cause your daddy left home
Çünkü baban evi terk etti
Mum is still on the phone
Annen telefondadır hala
Lost belief in
İnancını kaybedersin
Love's deceiving
Aşk aldatıcıdır
Always going, went, gone
Her zaman gidiyor , gitti , gitmişti
Night lingers on, we'll be safe until dawn
Gece uzadıkça uzuyor ve s
abaha dek güvendeyiz
In the happyland
Mutluluk diyarında

Close the door and leave your key
Kapıyı kapat ve anahtarını bırak
You think you've got me but you'll see
Bana sahip olduğunu düşünüyorsun ama sen göreceksin
When you're starting to lose me
Beni kaybetmeye başladığını düşündüğünde
I'm already gone
Çoktan gitmiş olurum

Ben gitmiş olacağım
In the happyland
Mutluluk diyarında
In the happyland
Mutluluk diyarında

They will hurt you
Canını yakacaklar
And desert you
Ve seni terkedecekler
That's what they do
Onların olayı bu
Run
Kaç

In the happyland
Mutluluk diyarında
In the happyland
Mutluluk diyarında

Not :
*
poison my sight direk çevirecek olursak görüşümü zehirlemek /bulandırmak.
i-
Mut ve mutluluk aynı anlamlara geliyor.Tdk ya buradan bakabilirsiniz.




I Know - Irma Türkçe Çeviri

I Know
Biliyorum (Tanıyorum)


i'd like to tell you just a word
Sadece tek bir laf etmek istiyorum
I am so sorry to disturb
Rahatsız ettiğim için üzgünüm
You may be thinking I'm a fool
Aptalın teki olduğumu düşünebilirsin
I heard you tell you don't care
Umarsamadığını söyledin
I heard you think it loud and clear
Sesli olarak düşünmüştün ve netti.
It doesn't make me proud of you
Bunlar seninle gurur duymamı sağlamaz tabiki de.

I know you time is precious
Seni biliyorum 'zamanın değerli'
But give me just a second
Ama bana sadece bir saniye ver
I need to straighten things out with you
Seninle olan bazı şeyleri netleştirmeliyim.
You blew my hopes and dreams away
Umutlarımı ve düşlerimi suya düşürdün
And there is not a single day
Ve bir kez de değil üstelik
I don't fear the worst because of you
Sayende en kötüsünden bile korkmuyorum
I know that it's not a dream
Biliyorum bu bir rüya değil (gerçek)
I saw, yeah I saw your scheme
Gördüm , evet senin hallerini
I know you
Seni biliyorum
I know
Biliyorum

I wonder if there's a justice
Dürüstlük diye bir şey varsa
When I look right into your eyes
Gözlerine baktığımda
Those feeling never lie
O hisler asla yalan söylemeyecek (farkedeceksin)
My only weapon is this song
Benim tek silahım bu şarkı 
And you won't have to sing along
Ve eşlik etmek zorunda değilsin.
This is the story of my life
Hayatımın hikayesi bu işte.

I know that it's not a dream
Biliyorum bu bir rüya değil
I saw, yeah I saw your scheme/skin
Gördüm , evet senin hallerini/yüzünü
I know you
Biliyorum seni
I know
Biliyorum

I know
Biliyorum

I know that it's not a dream
Biliyorum bu bir rüya değil (gerçek)
I saw, yeah I saw your scheme
Gördüm , evet senin hallerini
I know you
Biliyorum seni
I know
Biliyorum



Sky Holds The Sun - A Band Of Bees Türkçe Çeviri

Sky Holds The Sun
Gökyüzü Güneşi Tutar


I wanna hold you like the sky holds the sun
Gökyüzünün güneşi tuttuğu(barındırdığı) gibi ben de seni tutmak istiyorum
I wanna hold you like your hand holds my thumb
Ellerinin başparmağımdan tutuşu gibi seni tutmak istiyorum



People Need Light - Kaiser Chiefs Türkçe Çeviri

People Need Light
İnsanların ışığa ihtiyacı var (İnsanlık ışığa muhtaç)


People need light to get down the stair
İnsanların ışığa ihtiyacı var merdivenden inmek için
People need light while brushing their hairs
İnsanların ışığa ihtiyacı var dişlerini fırçalarken
People need light to get to the toilet
İnsanların ışığa ihtiyacı var tuvaletlerini yapmak için
People need light, people need light
İnsanların ışığa ihtiyacı var , İnsanların ışığa ihtiyacı var
If there was no light, where would we go?
Işık olmasaydı nerede olurduk?
If there was no light we'd have to go very slow
Işık olmasaydı çok yavaş ilerlerdik

People need light to get out this place
İnsanların ışığa ihtiyacı var bu yerden çıkabilmek için
People need light to check their face
İnsanların ışığa ihtiyacı var yüzlerini kontrol edebilmek için
People need light while getting their do's done
İnsanların ışığa ihtiyacı var işlerini kontrol ederken
People need light, people need light
İnsanların ışığa ihtiyacı var , İnsanların ışığa ihtiyacı var
If there was no light, how would we see?
Işık olmasaydı nasıl görebilirdik?
If there was no light, how would you tell it was me?
Işık olmasaydı nasıl diyebilirdin o benim diye.


If there was no light, where would we go?
Işık olmasaydı nerede olurduk?
If there was no light we'd have to go very slow
Işık olmasaydı çok yavaş ilerlerdik



Team Mate - Kaiser Chiefs Türkçe Çeviri


Team Mate
Takım Arkadaşı


We used to go out nightly
Geceleyin çıkmaya alıştık
To the armoury
Cephaneye.
You used to be my team mate
Takım arkadaşım oldun iyice
Or that's the way it seemed
Veya öyle görünüyor
We lost our friends
Arkadaşlarımızı kaybettik
Because you wanted to
Çünkü bunu sen istedin
They had no faith in you
Onların sana inancı yoktu
I had faith in you
Benim vardı
You said we don't need anybody new
Yeni birilerine ihtiyacımız olmadığını söyledin
It's just me and you
Sadece sen ve ben
On a bicycle for two
İki kişilik bir bisikletin üzerinde
Ah ah ahhh
We used to hold on tightly
Birbirimize bağlandık
And you relied on me
Ve bana güveniyordun
I used to to be your team mate
Takım arkadaşın oldum iyice
Or that's the way it seemed
Veya öyle görünüyor
We lost our friends
Arkadaşlarımızı kaybettik
Because you wanted to
Çünkü sen istedin bunu
They had no faith in you
Onların sana inancı yoktu
I had faith in you
Benim vardı
We've been everything you wanted to
Dilediğin her şeyi yaptık
It was just me and you
Sadece sen ve ben
On a bicycle for two
İki kişilik  bir bisikletin üzerinde
Ah ah ahhh
Ah ah ahhh

Not:   Bicycle 'built' for two'nun anlamı iki pedali olan bir bisiklet türü. Sele tarafında da bir pedal var.



                                                                 

Bored To Death - Dizi Müziği Türkçe Çeviri

Bored To Death
Ölesiye Sıkılmış


All the shadows in the city
Şehirdeki tüm gölgeleri
Used to love ya, what a pity

Sevmeye başladım .
Ne yazık ki
I miss the question you used to ask me
Sorup durduğun soruyu kaçırdım, neydi?
All the shadows in the city
Şehirdeki tüm gölgeler
All the shadows in the city
Şehirdeki tüm gölgeler
Alright
Pekala

Bored to death, plus expenses
Ölesiye sıkıldım , bir de masraflar
The only trouble is my sentence
Tek sorun söylediğim cümle mi?
You said you'd never love another
Asla sevemem demiştin başka birini
Russian doll, one inside the other
Matruşka gibi, biri içinde diğeri*
Russian doll, one inside the other
Matruşka gibi, biri içinde diğeri.

Bored to death, cut , mad and lonely
Ölesiye sıkılmış, parçalanmış ,çıldırmış ve yalnız
Bored to death, cut, mad and lonely
Ölesiye sıkılmış, parçalanmış ,çıldırmış ve yalnız
Bored to death, cut, mad and lonely
Ölesiye sıkılmış, parçalanmış,çıldırmış ve yalnız

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :


*Asla sevemem demiştin başka birini ama matruşka gibisin içini açtıkça birini daha sevdiğin ortaya çıkıyor, içini açtıkça bir diğeri daha ....
i- bored to death : ölesiye sıkılmış , çok ama çok fazla sıkılmış.



La Alegria - Yasmin Levy Türkçe Çeviri

La Alegria
Mutluluk

-(İngilizce Çeviriden Çeviri)-

yo bebo y bebo y bebo para olvidarte / I drink and drink and drink to forget you
İçiyorum, içiyorum, yine içiyorum seni unutmak için.

yo duermo y duermo y duermo para no pensar / I sleep and sleep and sleep to avoid thinking
Uyuyorum, uyuyorum, yine uyuyorum düşünmekten kurtulmak için.

maldito mundo / damn world
Lanet olsun dünyaya

vivir para pagar por el pecado de amarte / to live to pay for the sin of loving you
Seni sevmenin günahının bedelini ödemek için yaşamak

maldita tu / damn you
Lanet olsun sana

sueltame / let me go
Bırak yakamı

te digo que vida no tengo / I tell you I don't have a life
Bir hayatımın olmadığını söylemiştim.

y es por tu culpa/ and that's your fault
Ve bu senin hatan.

las noches igual que los días / the nights are the same as the days
Gecesiyle, gündüzü aynı

de soledad/ of loneliness
yalnızlığın.

oh dio mio/ oh my god
Tanrım

ayúdame para matar este amor/ help me kill this love
bu aşkı öldürmeme yardım et,

que está en mi corazón/ that is in my heart
kalbimdeki aşkı.

bendito dio sálvame/ holy god, save me
Ulu Tanrım , kurtar beni.



solo caminando en el camino de este mundo / alone, walking the roads of this world
Yalnız yürüdüm bu dünyanın yollarında

y no tengo más fuerza para luchar / I have no more strenght to fight
Daha fazla savaşacak gücüm yok

pensaba que amarte fue el remedio del dolor / I thought that loving you was the remedy for the pain
Seni sevmenin acıma ilaç olacağını düşünmüştüm

pero el dolor se hizo grande más y más / but the pain grow stronger more and more
Ama acı arttı güçlendikçe güçlendi.

te dejo para siempre vida mia no te olvides / I leave you forever, my love, don't forget
Seni sonsuza dek terkediyorum , aşkım, unutma şunu

que soy hombre que existe para ti / that I'm a man that exists only for you
Senin için var olan (yaratılan) tek kişi olduğumu.

y el cante de mi vida te regalo para siempre /
I give you the song of my life forever
Hayatımın şarkısını sana bırakıyorum o güne kadar.

hasta que llegue el día del morir / until the day I die
Ölüm günüm gelene kadar.

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :
i- İngilizce çevirisi buradan alınmıştır.


Me Voy - Yasmin Levy Türkçe Çeviri

Me Voy (I'm Leaving)
Gidiyorum (Terkediyorum)


-(İngilizce Çeviriden Çeviri)-


quiero olvidar el aroma de tu cuerpo./ I want to forget the scent of your body
Vücudunun kokusunu unutmak istiyorum

quiero olvidar el sabor de tus labios./ I want to forget the taste of your lips
Dudaklarının tadını unutmak istiyorum

quiero tener, por una vez,/I want to have, for once,
Bir kez olsun sahip olmak istiyorum,

una vida feliz./ a happy life
Mutlu bir hayata.

por eso, me voy.../ for this reason, I'm leaving
Bu nedenle , gidiyorum.

gracias por todo lo que me diste. / Thank you for all you gave me
Teşekkürler bana verdiğin her şey için.

gracias por amarme. / thank you for loving me
Teşekkürler beni sevdiğin için

pero no tengo ilusión. / but I have no illusion
Ama göz boyayıp saklayamam. (ama bir ilizyonum yok)

que tú eres mi razón./ that you are my reason
Sebebim sensin.

por eso, me voy.../ for this I'm leaving
Bunun için gidiyorum.

dime qué es lo que tienes,/ Tell me what you got
Söyle bana sende ne var ki*

que yo no puedo olvidarte./that I can't forget you
Unutamıyorum seni.

mira, mírame, mi niña,/ look, look at me, my little girl
Bak, bak bana , (benim) küçük kızım

mira que mi alma sangra/
see that my soul bleeds
Kanayan ruhumu gör.

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :

*Tell me what you got that I can't forget you : öyle bir şey var ki sende unutamıyorum o yüzden seni.Sende olan şey ne anlat bana.
i-
İspanyolca -> İngilizce çevirisi buradan alınmıştır.


Infinite Face - Norrda Türkçe Çeviri

Infinite Face
Sonsuz Yüz

No pain my love
Acı yok aşkım
Nothing's left to suffer anymore
Acı çekecek hiçbir şey kalmadı artık.
No rain my child
Ağlamak yok çocuğum
Earths are full from top to the core
Dünya baştan aşağı
With rage and hate
Öfke ve nefretle dolu
And the gaze of the infinite face
Ve sonsuz yüzün gazabıyla.
We come and we go
Gelir ve gideriz
Pray for the road
Yol için dua et.
Can't find a way
Bir yol bulamazsın,
Help for your lost soul
Kaybolmuş ruhuna yardımı dokunacak.

We were in greed
Aç gözlüydük.
Black and deep
Karanlık ve derin,
This hole inside of me wants everything
İçimdeki bu boşluk her şeyi istiyor.
Calls it the needs
(İstediklerine) İhtiyaçlar diyor .
We throw the seeds
Tohumları attık
Wait them to grow and get us freed
Bekliyoruz büyümelerini ve bizi azat etmelerini
From rage and hate
Öfke ve nefretten.
And the gaze of the infinite face
Ve sonsuz yüzün gazabından.
We come and we go
Gelir ve gideriz

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :
We come and we go : Geliyor ve gidiyoruz , işte geldik gidiyoruz.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Çok Görüldüler..! Son 7 Gün