Suus - Rona Nishliu Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Suus/ Personal
Kişisel

(Eurovision Song Contest
2012 - Albania's Song
2012
Eurovizyon  Şarkı Yarışması -Arnavutluk'un Şarkısı)
-Şarkı Arnavutça'dan İngilizceye çevirisinden çevirilmiştir.-


Në këtë botë, dashuria s’jeton më
/ In this world, love lives no more

Bu dünyada , aşk artık yaşamıyor
Koha më për ne s'ka kohë, jo/ Time has no time for us anymore, no,
Artık zamanın bizim için zamanı yok, hayır,
Jo, oh/ Noo, oh
Hayır , ah
Jo… oh…/ Noo... oh..
Hayır...ah..
Koha më për ne s'ka kohë/ Time has no time for us anymore
Artık zamanın bizim için zamanı yok.


Ateron aeroplani im
Në pistë pa drita të shpirtit tënd/ My airplane lands On your soul's runway without lights.
Uçağım ruhunun pistene karanlıkta (ışıklar olmadan) iner.
Me bërryla ngjiten sot./ They elbow their way and rise today,
Bugün yollarını hoyratça (ite kaka) açıp yükselenler
Ata që dje s’jetonin dot./ Those who couldn't live yesterday.
Dünü yaşayamayanlar.


Por të djeshmet s’kanë rëndësi/But yesterdays have no importance
Ama dünlerin bir önemi yok.
Nga detra të trazuar u përpinët/they were devoured by stormy seas.
Onlar fırtınalı denizler tarafından yutuldu.
Oh të nesërmet nuk do të sjellin gjë,/ Oh, tomorrows won't bring anything,
Ah yarınlar hiçbir şey getirmeyecekler,
Veç shpresë pa shpresë e marrëzi/ Only hope without hope and madness...
Sadece umutsuzca umut ve delilik (çılgınlık)...

Më lerni të qaj… qaj… qaj…/ Let me cry... cry... cry...
Bırak ağlayayım ...ağlayayım...ağlayayım...
Se këtë gjë, më së miri di ta bëj tani/ Cause this is the best I can do now
Çünkü şu an elimden gelen en iyi şey bu.
Se këtë gjë, më së miri di ta bëj tani/ Cause this is the best I can do now
Çünkü şu an elimden gelen en iyi şey bu.
Më lerni të qaj… qaj… qaj…/ Let me cry... cry... cry...
Bırak ağlayayım ...ağlayayım...ağlayayım...
Se këtë gjë, më së miri di ta bëj tani/ Cause this is the best I can do now
Çünkü şu an elimden gelen en iyi şey bu.
Se këtë gjë, më së miri di ta bëj tani/ Cause this is the best I can do now
Çünkü şu an elimden gelen en iyi şey bu.

Më lerni të qaj… qaj… qaj…
/ Let me cry... cry... cry...
Bırak ağlayayım ...ağlayayım...ağlayayım...
Se këtë gjë, më së miri di ta bëj tani/ Cause this is the best I can do now
Çünkü şu an elimden gelen en iyi şey bu.
Se këtë gjë, më së miri di ta bëj tani/ Cause this is the best I can do now
Çünkü şu an elimden gelen en iyi şey bu.


Çeviri Notu :
i- Albanian -> English translation quoted from this website.Arnavutça'dan İngilizceye çevirilmiş hali 'this website' linkinde yukarıda belirtilen siteden alınmıştır.




Love Is Blind - Donny Montell Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Love Is Blind
Aşkın Gözü Kördür

(Eurovision Song Contest
2012 - Lithuania's Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması -Litvanya'nın Şarkısı)
When the day becomes the night just know that I think of you
Gün gece olunca sadece seni düşündüğümü bil.
And I cannot control my heart, it’s crying for you
Ve kalbimi kontrol edemediğimi, senin için ağladığını
Loneliness is killing me, I’m helpless without your love
Yalnızlık beni öldürüyor, aşkın olmadan çaresizim ben.
And the way you touch someone, I can’t understand
Ve senin birine dokunma şeklini (etkileme yöntemini) , anlayamıyorum.

Now it’s tearing me apart, I want you back
Şimdi bu içimi parçalıyor* , seni geri istiyorum
And it’s made me realise how far I am
Ve bu benim senden ne kadar uzak olduğumu farketmemi sağlıyor.

Love is blind, it’s true nobody is like you
Aşkın gözü kördür, ve kimsenin senin gibi olamayacağı bir gerçek.
My endless melody I play for me and you
Ebedi (sonsuz) melodimi bizim (senin ve benim) için çalıyorum
Love is blind, it’s true, I’m on my knees for you
Aşkın gözü kördür, bu gerçek , senin için dizlerimin üzerine çöktüm.
I’ll give it all I care to have you back again
Senin yine benim olman için her şeyi veririm.
Love is blind
Aşkın gözü kördür.

I just can’t believe you’re gone and I let it slip away
Sadece inanamıyorum  senin (sıvışıp) gidişine ve benim buna göz yumuşuma
Well I can’t believe I was the one who caused you a pain
Eh canını yaktığın ilk kişinin ben olduğuma da inanmıyorum.
I said you should know down inside she didn’t mean a thing to me, yeah
Kendime o (kız) öyle bir şey demek istemedi bunu bilmelisin diyorum , evet.
What can I do to win back your heart and make you to stay?
Kalbini tekrar kazanıp kalman için ne yapmalıyım?

I’m talking ’bout, talking ’bout my love
Durmadan aşkım hakkında konuşuyorum
Talking ’bout, talking ’bout
Durmadan hakkında konuşuyorum.

Love is blind, it’s true nobody is like you
Aşkın gözü kördür , ve kimsenin senin gibi olamayacağı bir gerçek.
My endless melody I play for me and you
Ebedi (sonsuz) melodimi bizim (senin ve benim) için çalıyorum
Love is blind, it’s true, I’m on my knees for you
Aşkın gözü kördür, bu gerçek , senin için dizlerimin üzerine çöktüm.
'Cause I’ll give it all I care to have you back again
Çünkü senin yine benim olman için her şeyi veririrm.
Love is blind
Aşkın gözü kördür.

Love is blind
Aşkın gözü kördür.
Love is blind
Aşkın gözü kördür.

Çeviri Notu :
tear someone apart : birisine büyük üzüntü ve duygusal acı vermek (içini parçalamak) , sert bir dilde eleştirmek, yırtarak iki parçaya ayırmak , bir şeyin (kaza gibi) sebep olmasıyla kişilerin (çoğu zaman aşıkların, evli ya da sevgililerin) istemeyerek ayrılmaları.



Don't Close Your Eyes - Max Jason Mai Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Don't Close Your Eyes
Gözlerini Kapama

(Eurovision Song Contest
2012 - Slovakia's Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması -Slovakya'nın Şarkısı)

God save me
Tanrı beni kurtarır.

Hey, where is the way to heaven’s hell
Hey, cennetin cehennemine giden yol nerede?
That’s what I ask when I feel broken
Kırılıp üzüldüğümde sorduğum budur.
Look around what’s happening abounds
Çevrende neler olup bitiyor diye etrafına bak
And listen to the frequency of a sound
Ve bir sesin frekansını dinle
Of the beat, of a heartbeat, of your death beat

Temponun , bir kalp atışının (temposunun), kendi ölüm temponun.


Don’t close your eyes
Gözlerini kapama
And pray all the night
Ve tüm gece dua et
Try to call all angels
Melekleri çağırmayı dene
To save our lives
Hayatlarımızı kurtarmaları için.

How do you feel now?
Şimdi nasıl hissediyorsun?
After all fails in love
Aşktaki tüm başarısızlıklarından sonra
Embraced by devil’s arms
Şeytanın kolları tarafından sarılmış (mı?)
Look around what’s happening abounds
Çevrende neler olup bitiyor diye etrafına bak
And listen to the frequency of a sound
Ve bir sesin frekansını dinle
Of the beat, of a heartbeat, of your death beat
 Temponun , bir kalp atışının (temposunun), kendi ölüm temponun.


Don’t close your eyes
Gözlerini kapama
And pray all the night
Ve tüm gece dua et
Try to call all angels
Melekleri çağırmayı dene
To save our lives
Hayatlarımızı kurtarmaları için.

Let me get out of here
Bırakın buradan çıkıyım.
Let me get out of here
Bırakın buradan çıkıyım.
Let me get out of here
Bırakın buradan çıkıyım.
Let me get out of here
Bırakın buradan çıkıyım.

Save me
Kurtar beni

Don’t close your eyes (Stay awake)
Gözlerini kapama (Uyanık kal)
And pray all the night (Say your prayer now)
Ve tüm gece dua et (Duanı et şimdi)
Try to call all angels (Angels above)
Melekleri çağırmayı dene (Melekler yukarıda)
To save our lives (Save our lives)
Hayatlarımızı kurtarmaları için. (Hayatlarımızı kurtarırlar)

Don’t close your eyes (Don’t close your eyes)
Gözlerini kapama (Gözlerini kapama)
To save our lives
Hayatımızı kurtarmak için





Quédate Conmigo/Stay With Me - Pastora Soler Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Quédate Conmigo
Stay With Me
Benimle Kal
(Eurovision Song Contest
2012 - Spain's Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması -İspanya'nın Şarkısı)
Şarkı (İspanyolca'dan) ingilizceye çevirisinden çevirilmiştir.

Perdón si no supe decir
Sorry if I didn’t figure out
Üzgünüm anlayamadıysam

Que lo que eras todo para mí

That it was you who was everything to me
Senin benim için her şey olduğunu

Perdón por el dolor

Sorry for the pain

Çektiğin acı için üzgünüm


Perdona cada lágrima

Forgive every tear
Affet döktüğün her gözyaşı için
Yo sé que no merezco más
I know I don’t deserve more
Biliyorum daha fazlasını hak etmiyorum
Pero si no tengo aquí, no sé vivir
But if I don’t have it here, I can’t live
Ama burada benimle değilsen, yaşayamam.
Quédate conmigo, no te vayas
Stay with me, don’t go 
Gitme benimle kal.
Perdóname si no supe amarte amor
Forgive me if I did not know how to love you
Seni nasıl seveceğimi bilemediysem affet beni.

No era mío el corazón

It was not my heart
Benim sevgim gördüğün değildi.(Kalbimde olanlar bu değildi.)
Quédate conmigo, quédate conmigo
Stay with me, stay with me

Benimle kal, benimle kal.
Si no estás no sale el sol
If you are not here the sun will not come out
Sen burada yoksan güneş açmaz (doğmaz).


Ya no hay recuerdos del ayer

There are no memories of yesterday
Geçmişin anıları yok

Sólo las horas en tu piel, amándote

Only the hours in your skin, loving you
Sadece senin tenindeki saatler var , seviyorum seni.
Quédate conmigo, no te vayas
Stay with me, don’t go

Gitme benimle kal.

Perdóname si no supe amarte amor

Forgive me if I did not know how to love you
Seni nasıl seveceğimi bilemediysem affet beni.

No era mío el corazón

It was not my heart

Benim sevgim gördüğün değildi.(Kalbimde olanlar bu değildi.)
Quédate conmigo, quédate conmigo
Stay with me, stay with me
Benimle kal, benimle kal.
Si no estás no sale el sol
If you are not here the sun will not come out
Sen burada yoksan güneş açmaz (doğmaz).


Y ahora que te veo marchar

And now that I see you go
Ve şimdi görüyorum ki gidiyorsun
Sé que no te voy a olvidar
I know that I won’t forget
Biliyorum (seni) unutmayacağım


Perdóname si no supe amarte amor

Forgive me if I did not know how to love you
Seni nasıl seveceğimi bilemediysem affet beni.

No era mío el corazón

It was not my heart
Benim sevgim gördüğün değildi.(Kalbimde olanlar bu değildi.)
Quédate conmigo, quédate conmigo
Stay with me, stay with me
Benimle kal, benimle kal.
Si no estás no sale el sol
If you are not here the sun will not come out
Sen burada yoksan güneş açmaz (doğmaz).


Y ahora que te veo marchar
And now that I see you go
Ve şimdi görüyorum ki gidiyorsun
Sé que no te voy a olvidar
I know that I won’t forget
Biliyorum (seni) unutmayacağım

Quédate conmigo, quédate conmigo
Stay with me, stay with me
Benimle kal, benimle kal.
Si no estás no sale el sol
If you are not here the sun will not come out
Sen burada yoksan güneş açmaz (doğmaz).


Çeviri Notu :
i- it wasn't my heart :
Benim sevgim gördüğün değildi,Kalbimde olan bu değildi,gönlümdeki olan bu değildi , niyetim bu değildi gibi anlamlara geliyor.

ii-
.Spanish -> English translation quoted from this website.İspanyolca'dan İngilizceye çevirilmiş hali 'this website' linkinde yukarıda belirtilen siteden alınmıştır.


Time - Izabo Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Time
Zaman
(Eurovision Song Contest 2012 - Israel's  Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması - İsrail'in Şarkısı)



Time time don't let me down
Zaman!, zaman! beni hayal kırıklığına uğratma
You're the man in my play ground
Oyun alanımdaki adamsın sen.
What you say i will obey- night and day
Sen ne dersen ben uyarım (itaat ederim) - gece ve gündüz

Feel free to turn me on
Beni açmaktan çekinme*
Feel free to change my song
Şarkımı değiştirmekten çekinme
I will count and you will go on
Ben sayacağım ve sen devam edeceksin.
Sing my song- I say
Şarkımı söyle diyorum!

זמן-מן תן לי רק סימן מן ,תן לי את הזמן
time-time, just give me a sign, give me the time
Zaman!, zaman!, bana bir işaret ver, bana zaman ver
למה לוחץ עלי – תישן
why do you put pressure on me- sleep
Neden bana baskı yapıyorsun - Uyu

you got to give me more time

bana daha çok zaman vermelisin.
זמן- מן למה לא תישן- שן תגיד לי כמה זמן

time-time, why wont you sleep-sleep, tell me how long
Zaman! zaman!, Neden uyumuyacak mısın? - Uyu , söyle bana ne zamana kadar?
למה להיות שחור לבן
why be black and white
Neden bu kadar açık ve netsin.(Kararın değişmez ve sabitsin)



Time time could you be mine
Zaman!, zaman benim olabilir misin?
I will feed you songs and wine
Seni şarkılarla ve şarapla beslerim
I 'll make you lazy , I'll make you late
Seni tembel yaparım , geciktiririm.
Wait wait wait
Bekle bekle bekle

Wait wait we two are one
Bekle bekle biz ikimiz biriz
But you always take the lead
Ama her zaman sen başı çekiyorsun
I lay down and you just run
Ben uzanıyorum ve sen sadece işliyorsun.
Mind your speed- i say
Hızına dikkat et diyorum!
זמן-מן תן לי רק סימן מן ,תן לי את הזמן
time-time, just give me a sign, give me the time
Zaman!, zaman!, bana bir işaret ver, bana zaman ver
למה לוחץ עלי – תישן
why do you put pressure on me- sleep
Neden bana baskı yapıyorsun - Uyu

you got to give me more time

bana daha çok zaman vermelisin.
זמן- מן למה לא תישן- שן תגיד לי כמה זמן

time-time, why wont you sleep-sleep, tell me how long

Zaman! zaman!, Neden uyumuyacak mısın? - Uyu , söyle bana ne zamana kadar?

למה להיות שחור לבן
why be black and white
Neden bu kadar açık ve netsin.


זמן-מן תן לי רק סימן מן ,תן לי את הזמןזמן-מן תן לי רק סימן מן ,תן לי את הזמן
time-time, just give me a sign, give me the time
Zaman!, zaman!, bana bir işaret ver, bana zaman ver
למה לוחץ עלי – תישן
why do you put pressure on me- sleep
Neden bana baskı yapıyorsun - Uyu

you got to give me more time

bana daha çok zaman vermelisin.
זמן- מן למה לא תישן- שן תגיד לי כמה זמן

time-time, why wont you sleep-sleep, tell me how long

Zaman! zaman!, Neden uyumuyacak mısın? - Uyu , söyle bana ne zamana kadar?

למה להיות שחור לבן
why be black and white
Neden bu kadar açık ve netsin.


Time time don't let me down
Zaman , zaman beni hayal kırıklığına uğratma

Çeviri Notu :
*
'Turn on'  radyo, televizyon vs açmak anlamında.O satırda metafor kullanılmış.Şarkıyı söyleyen kişi sanki radyo ya da tv'miş gibi, beni açmaktan ve şarkımı değiştirmekten çekinme diyor.
i- İbranice olan kısmın çevirisi - buradan
alınmıştır.



We Are The Heroes - Litesound Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

We Are The Heroes
Bizler Kahramanlarız
(Eurovision Song Contest 2012 - Belarus's  Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması - Beyaz Rusya'nın Şarkısı)


When the night is falling from the sky
Gece üzerimize çökerken
Just keep driving on a highway
Sadece (arabayı) anayolda sürmeye devam et
When the world is left to ride across
Dünya sana karşı olduğunda
Just keep going, you’ll be there someday
Sadece devam et , bir gün orada ulaşacaksın.

You’re not alone, we’re against them all
Yalnız değilsin ,biz hepsine karşıyız
Hold on to me, I’ll never let you fall
Tutun bana , düşmene asla izin vermeyeceğim
Even if someday our love is gone
Bir gün aşkımız gitse (bitse) bile
I will not give up
Ben bırakmayacağım (pes etmeyeceğim)

Whatever’s standing in my way we’ll make it through the day
Yolumuzda dikiliyorlarsa (duruyorlarsa) ne olmuş , biz bunu gün boyunca yapacağız.
‘Cause we are the winners, we are the heroes
Çünkü bizler kazananlarız, kahramanlarız
We’re breaking down the walls, we’re gathering them all
Bizler (aradaki) duvarları yıkanlarız, hepsini bir araya getirenleriz
‘Cause we are believers, we are the dreamer'
'Çünkü bizler inananlarız, düşleri olanlarız'

No matter what they say, no matter what they do
Ne dediklerinin, ne yaptıklarının bir önemi yok
I’ll make it alright, I’ll make it for you
Ben her şeyi yoluna sokacağım, bunu senin için yapacağım
We’re breaking down the walls
Bizler
(aradaki) duvarları yıkanlarız
We are the heroes
Bizler kahramanlarız
As I stand beneath the staring sky
Parlayan gökyüzünün altında durdukça
I just lose faith in gravity
Yerçekimine olan inancımı kaybettim
And it feels like I can learn to fly
Ve uçmayı öğrenebilirim gibi hissettim
Bring to life all my fantasies
Tüm fantezilerimi (düşlerimi) hayata geçirebilirmiş gibi.


No matter what they say, no matter what they do
Ne dediklerinin, ne yaptıklarının bir önemi yok
I’ll make it alright, I’ll make it for you
Ben her şeyi yoluna sokacağım, bunu senin için yapacağım
We’re breaking down the walls
Bizler
(aradaki) duvarları yıkanlarız
We are the heroes
Bizler kahramanlarız

Whatever’s standing in my way we’ll make it through the day
Yolumuzda dikiliyorlarsa (duruyorlarsa) ne olmuş , biz bunu gün boyunca yapacağız.
‘Cause we are the winners, we are the heroes
Çünkü biz kazananlarız,kahramanlarız
We’re breaking down the walls, we’re gathering them all
Bizler
(aradaki) duvarları yıkanlarız, hepsini bir araya getirenleriz
‘Cause we are believers, we are the dreamer'
'Çünkü biz inananlarız , biz düşleri olanlarız'


No matter what they say, no matter what they do
Ne dediklerinin ne yaptıklarının bir önemi yok
I’ll make it alright, I’ll make it for you
Ben her şeyi yoluna sokacağım, bunu sizin için yapacağım
We’re breaking down the walls
Bizler
(aradaki) duvarları yıkanlarız
We are the heroes, we are the heroes
Bizler kahramanlarız, kahramanlarız

Whatever’s standing in my way we’ll make it through the day
Yolumuzda dikiliyorlarsa (duruyorlarsa) ne olmuş , biz bunu gün boyunca yapacağız.
‘Cause we are the winners, we are the heroes
Çünkü biz kazananlarız,kahramanlarız
We’re breaking down the walls, we’re gathering them all
Bizler
(aradaki) duvarları yıkanlarız, hepsini bir araya getirenleriz
‘Cause we are believers, we are the dreamer'
'Çünkü biz inananlarız, düşleri olanlarız'

No matter what they say, no matter what they do
Ne dediklerinin ne yaptıklarının bir önemi yok
I’ll make it alright, I’ll make it for you
Ben her şeyi yoluna sokacağım, bunu sizin için yapacağım
We’re breaking down the walls
Bizler
(aradaki) duvarları yıkanlarız
We are the heroes
Bizler kahramanlarız


Love Unlimited - Sofi Marinova (Софи Маринова) Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

Love Unlimited
Aşk Sınırsızdır

(Eurovision Song Contest
2012 - Bulgaria's  Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması - Bulgaristan'ın Şarkısı)
-Şarkının bulgarca olan kısımları ingilizce çeviriden çevirilmiştir.-

Песента няма граници, език и цвят
The song has no limits, language and color
Bir şarkı sınır, dil ve renk tanımaz
Не познават беден и богат
It doesn’t recognize who’s poor and who’s rich
Bu zenginmiş , bu fakirmiş ayırt etmez.
Всички пеят по света, пеят все за любовта
Everybody sings in this world, sings about love
Herkes şarkı söyler bu dünyada , aşka dair.
Любовта няма граница, език и цвят
Love has no limits, language and color
Aşk sınır, dil ve renk tanımaz
Равна е за всички в този свят
It’s equal for everybody on this world
Bu dünyadaki herkes için eşittir.
За теб, за мен, за тях
For me, for you, for them
Benim, senin ve onlar için

Seviyorum seni, s’agapo poli
I love you so much, I love you so much
Seni seviyorum, seni çok seviyorum
Yo te quiero a ti, volim te, mon cheri
I love you, I love you, my darling
Seni seviyorum , seni seviyorum , aşkım (sevgilim)
Теб обичам, само теб обичам

I love you, I love only you
Seni seviyorum , sadece seni seviyorum.
Теб обичам казвам аз
I say that I love you
Seni sevdiğimi söylüyorum.


Mangava tut mange, voglio bene a te
I love you so much, I love you so much
Seni seviyorum, seni çok seviyorum
Men seni sevirem, ya habibi, je t’aime

I love you, I love you, my darling
Seni seviyorum , seni seviyorum , aşkım (sevgilim)
Теб обичам, само теб обичам

I love you, I love only you
Seni seviyorum , sadece seni seviyorum.
Няма граници за нас
There are no limits for us
Bizim için sınır yok.

Болката няма граница, език и цвят
Pain has no limits, language and color
Acı sınır, dil ve renk tanımaz
Не познават беден и богат
It doesn’t recognize who’s poor and who’s rich

Bu zenginmiş , bu fakirmiş ayırt etmez.

Падат същите сълзи щом живота ни рани
The same tears fall when life wounds us
Hayat bizi incittiğinde (canımızı yaktığında) aynı gözyaşlarını dökeriz.

Любовта няма граница,език и цвят
Love has no limits, language and color
Aşk sınır, dil ve renk tanımaz
Равна е за всички в този свят
It`s equal for everybody on this world
Bu dünyadaki herkes için eşittir.
За теб, за мен, за тях
For me, for you, for them
Benim, senin , onlar için.

Seviyorum seni, s’agapo poli
I love you so much, I love you so much
Seni seviyorum, seni çok seviyorum
Yo te quiero a ti, volim te, mon cheri
I love you, I love you, my darling
Seni seviyorum , seni seviyorum , aşkım (sevgilim)
Теб обичам, само теб обичам

I love you, I love only you
Seni seviyorum , sadece seni seviyorum.
Теб обичам казвам аз
I say that I love you
Seni sevdiğimi söylüyorum.

Mangava tut mange, voglio bene a te
I love you so much, I love you so much
Seni seviyorum, seni çok seviyorum
Men seni sevirem, ya habibi, je t’aime

I love you, I love you, my darling
Seni seviyorum , seni seviyorum , aşkım (sevgilim)
Теб обичам, само теб обичам

I love you, I love only you
Seni seviyorum , sadece seni seviyorum.
Няма граници за нас I love you so much
There are no limits for us, I love you so much
Bizim için sınır yok.Seni çok seviyorum.

I love you so much
I love you so much
Seni çok seviyorum.

Çeviri Notu :
 
Bulgarian -> English translation quoted from this website.Bulgarca'dan İngilizceye çevirilmiş hali 'this website' linkinde yukarıda belirtilen siteden alınmıştır.


You And Me - Joan Franka Türkçe Çeviri (Eurovision 2012)

You And Me
Sen Ve Ben

(Eurovision Song Contest 2012 - Netherlands's Song
2012 Eurovizyon  Şarkı Yarışması -Hollanda'nın Şarkısı)

I was five
Ben beş yaşındaydım
You were three
Sen üç
We were dancing in the street
Sokakta dans ediyorduk
And you looked just like an angel
Ve sen bir melek gibi görünüyordun
You looked up a side the sky
Gökyüzüne bakmıştın
Saw the birds and wondered why
Kuşları görüp merak etmiştin
They could fly
Onların uçabiliyor oluşunu
away, so high.
Uzaklara, çok yükseklere

In the morning I would wake
Sabahları uyanmalıydım
and my heart just couldn't wait
ve kalbim sabırsızlıkla atardı
To play in your backyard.
Bahçenizde oynamak için.

In the evening I would go
Akşamları gitmeliydim
Telling you I love you so
Sana  seni ne kadar çok sevdiğimi söylüyordum
and I couldn't wait to see you again.
ve seni tekrar görmek için sabırsızlanıyordum

It`s you and me
Bu sen ve ben
And everybody out there
Ve herkes oranın dışında
And I can sing
Ve ben mırıldanabilirim
that everybody knows about
herkes bizi bilmiş olur.
You and me
Seni ve beni
but i dont really care for
Ama ben gerçekten önemsemem
If I can sing that everybody knows
Eğer mırıldanırsam ve herkes bilirse
About us
Bizi.

We grew up
Büyüdük
...
Thanking God up above
Yukarıdaki Tanrı'ya şükürler olsun.
That we could be together forever.
Sonsuza dek beraber olabilirdik
We would never say goodbye
Asla elveda demeyebilirdik
Cause we promised, you and I
Çünkü söz verdik , sen ve ben
But our love couldn't hide no time.
Ama aşkımız saklanamazdı (gizlenemezdi), zaman yoktu.

And I see you walking by
Ve sen uzaklaşıyordun anlıyordum
and my parents wondered why
Ve ailem merak ediyordu neden
We don`t play around anymore
Artık etrafta oynamıyorduk.
Such a shame we have no time
Ne yazık ki zamanımız yoktu.
They were wrong, we were right
Onlar yanlıştı , biz haklıydık
I still love you
Hala seviyorum seni
And in my mind
Ve aklımdasın
It`s you and me
Bu sen ve ben
And everybody out there
Ve herkes oranın dışında
And I can sing
Ve ben mırıldanabilirim
that everybody knows about
herkes bizi bilmiş olur.
You and me
Seni ve beni
but i dont really care for
Ama ben gerçekten önemsemem
If I can sing that everybody knows
Eğer mırıldanırsam ve herkes bilirse
About us
Bizi.

So i'm lying in bed
Böylece ben yatağa uzanıyorum
....
Thinking about it all
Hakkımızdaki herşeyi düşünüyorum.
and how it ends sometimes.
ve bazen nasıl olur da biter diye.
Was it wrong or right
yanlış mıydı, doğru muydu?
or was i given up.
veya pes mi etmiştim?


It`s you and me
Bu sen ve ben
And everybody out there
Ve herkes oranın dışında
And I can sing
Ve ben mırıldanabilirim
that everybody knows about
herkes bizi bilmiş olur.

You and me
Sen ve ben
but i dont really care for
Ama ben gerçekten önemsemem
If I can sing that everybody knows
Eğer mırıldanırsam ve herkes bilirse
About us
Bizi.





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Çok Görüldüler..! Son 7 Gün