Come Closer - Porcelain Raft Türkçe Çeviri

Come Closer
Yaklaş


Your attitude makes me feel, that I need a holiday
Davranış biçimin, beni bir tatile ihtiyacım varmış gibi hissettiriyor
You don't need to put so much weight in anything you say
Söylediğin her şeyi bu kadar ciddi söylemek zorunda değilsin
Can you turn the volume down
Sesi kısabilir misin?
I can barely hear myself
Kendimi zor duyabiliyorum
Just come closer
Sadece yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer now
Biraz daha yaklaş şimdi

It was a pleasure to hear the story of your life
Hayat hikayeni dinlemek benim için bir zevkti
I really need to go I hope you don't mind
Gitmeliyim gerçekten, sorun etmezsin umarım
Can you turn the volume down
Sesi kısabilir misin?
I need a quiet place
Sessiz bir yere ihtiyacım var

Cause we're lost my dear
Çünkü biz kaybolduk canım
Yes we're lost my dear
Evet kaybolduk canım
I hope you don't mind
Umarım sorun etmezsin
Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer now
Biraz daha yaklaş şimdi

Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş
Come closer
Yaklaş



I Need Something Stronger - Unkle Türkçe Çeviri

I Need Something Stronger
(Etkisi) Güçlü Bir Şeye İhtiyacım Var.


And i wrote my happy songs every child may joy to hear what's wrong?

Ve mutlu şarkılarımı yazdım, her çocuk eğlenebilir "Neyin var?/Yanlış olan ne?"sorusunu duyarken.

Nothing, really. I just, you know, i need something stronger

Bir şeyim yok, gerçekten. Bilirsin sadece daha etkili bir şeye ihtiyacım var.

If you have a problem, don't hesitate to ask for assistance.

Bir problemin varsa, yardım istemekten çekinme.

What's wrong? What's wrong?

Neyin var? Neyin var?

Nothing.. Really.
Bir şeyim yok...Gerçekten.

What's wrong?

Neyin var?

Can you feel this?

Bunu hissedebiliyor musun?

What is that ?

Nedir o?

Are you now, or have you ever?

Şu anda mısın/Burada mısın ya da hiç oldun mu?

Hold slowly I need something stronger

Yavaşca tut
daha etkili bir şeye ihtiyacım var.
Take four red capsules. In ten minutes take two more. Help is on the way.

4 kırmızı kapsül al. 10 dakika içerisinde 2 tane daha al. Yardım yolda.

What's wrong?

Neyin var?

"It's just a matter of how you look at it, that's all."

"Bu sadece nasıl baktığınla alakalı bir şey, hepsi bu."



Burn My Shadow - Unkle (Feat. Ian Astbury) Türkçe Çeviri

Burn My Shadow
Yak Gölgemi (Geçmişimi)


I have burned my tomorrow
Yarınlarımı yaktım ben
And I stand inside today
Ve bugünün içindeyim
At the edge of the future
Geleceğin eşiğinde
And my dreams all fade away
Ve tüm hayallarim
izini kaybettirdi/solup gitti.

I have burned my tomorrow
Yarınlarımı yaktım ben
And I stand inside today
Ve bugünün içindeyim
At the edge of the future
Geleceğin eşiğinde
And my dreams all fade away
Ve tüm hayallarim izini kaybettirdi
/solup gitti.

And burn my shadow away
Ve gölgemi(geçmişimi) yak, savur at
And burn my shadow away
Ve gölgemi yak, savur at
Fate's my destroyer
Kader, benim yok edicim
I was ambushed by the light
Işık tarafından pusuya düşürüldüm
And you judged me once for falling
Ve sen beni bu pusuya düştüğüm için yargıladın bir kere
This wounded heart will rise
Ve bu yaralı kalp iyileşecektir

And burn my shadow away
Ve gölgemi(geçmişimi) yak, savur at
And burn my shadow away
Ve gölgemi yak, savur at

An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.

An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
Burn my shadow
Yak gölgemi (geçmişimi)
An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
Oh...
An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
Burn my shadow
Yak gölgemi (geçmişimi)
An' I see the light, too light for love
Ve o ışığı gördüm, çok parlak aşk için.
Away
Savur at

And burn my shadow away
Ve gölgemi(geçmişimi) yak, savur at
And burn my shadow away
Ve gölgemi(geçmişimi) yak, savur at
Oh, how I loved you
Ah, nasıl (da) sevdim seni.


/
 

Una Noche Mas - Yasmin Levy Türkçe Çeviri

Una noche mas
One More Night

Bir Gece Daha


Recuerdo tu imagen alejándose
I remember your image getting away
Suretinin gözden kaybolduğunu hatırlıyorum
La tierra se hundía bajo mis pies
The ground was sinking beneath my feet
Ayaklarımın altındaki zemin batıyorken.
Fui cayéndome al vacío
I gradually fell into the abyss
Yavaş yavaş cehennemin dibini boyladım.
Sin poderme agarrar a la vida
Unable to hold on to life
Hayata tutanamaz oldum.

¿Cómo pude imaginarme
How could I dare to imagine
Nasıl oldu da böyle bir şeyi hayal edebildim?
Que tenía algo que darte?

That I had something to offer to you?
Sana bir şeyler teklif* etmeyi. (Senden bir şeyler istemeyi)
Y yo en mi madurez y tú
Me, being a mature woman and you
Ben olgun bir kadın oluyorum ve sen
En tu plena juventud
Being in your prime
Hayatının baharında olacaksın
Los años no perdonan
Years don't show mercy
Yıllar mermahet göstermez.

Sólo te ruego que me des
All I beg of you is
*Sana yalvarışlarımın tek nedeni
Una noche de amor
For a night of love
Aşk dolu bir gece vermeni istiyorum.
Sólo pido una noche más
I'm asking you to deceive me again,
Beni tekrar kandırmanı istiyorum.
For just one more night
Que me vuelvas a engañar
Sadece bir gece daha.


Te maldigo para que no puedas llorar
I'll curse you so that you won't be able to cry
Seni lanetleyeceğim, böylece ağlayamayacaksın.
Que tu corazón se vuelva una piedra
So that your heart will turn into stone
Böylece kalbin taşa dönüşecek
Que tu alma pierda su alegría
So that your soul will lose its joy
Böylece ruhun kararacak (Böylece yaşama sevincin kalmayacak)
A la vez que mi cuerpo envejece
Whilst my body grows old
Benim bedenim yaşlarken.

Sólo te ruego que me des
All I beg of you is
*Sana yalvarışlarımın tek nedeni
Una noche de amor
For a night of love
Aşk dolu bir gece vermeni istiyorum.
Sólo pido una noche más
I'm asking you to deceive me again,
Beni tekrar kandırmanı istiyorum.
For just one more night
Que me vuelvas a engañar
Sadece bir gece daha.
Çeviri Notu:
i- İspanyolca'dan İngilizceye çevirisi alttaki "this" ile gösterilmiş siteden alınmıştır.
Spanish ->English  translation quoted from this website.

ii- abyss: ölçülemez boşluk, derin uçurum, abis, dipsiz kuyu, cehennem çukuru.



Naci En Alamo - Yasmin Levy Türkçe Çeviri

Naci en Alamo
I Was Born in Alamo
Alamo'da Dünyaya Gözlerimi Açmışım.
(Alamo'da Doğdum)
-(İngilizce Çeviriden Çeviri)-


no tengo lugary
I don't have village
Köyüm yok

no tengo paisaje

I don't have countryside
Memleketim yok

yo menos tengo patria

I have no native country
Bir ana vatanım yok.

con mis dedos hago el fuego

With my cold fingers I make a fire
Donmuş parmaklarımla bir ateş yakıyorum
y con mi corazon te canto
 
And with my heart I sing to you
Ve kalbimle şarkı söylüyorum sana
las cuerdas de mi corazon lloran
Stings/the cords of my heart cry
Gönül tellerim ağlıyor
(Yüreğimin teli sızlıyor)

naci en Alamo
I was born in Alamo
Alamo'da dünyaya gözlerimi açmışım.
naci en Alamo

I was born in Alamo
Alamo'da dünyaya gözlerimi açmışım.
no tengo lugary
I don't have village
Köyüm yok

no tengo paisaje
I don't have countryside
Memleketim yok

yo menos tengo patria

I have no native country
Bir ana vatanım yok.

naci en Alamo
I was born in Alamo
Alamo'da dünyaya gözlerimi açmışım.
naci en Alamo

I was born in Alamo
Alamo'da dünyaya gözlerimi açmışım.
ay cuando canta
Ah, when they sing
Ah (bizim kadınlarımız) şarkı söylediğinde
y con tus dolores

And with your afflictions
Seni ızdıraplarınla
nuestras mujeres te chican

Our women mess you up
Karıştırıp derde kedere bular.
(Ocağına incir ağacı diker.)

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle:

i- Alamo Kalesi : Teksas Devrimi sırasında Meksikalı Antonio López de Santa Anna Teksas'ı istila ettiğinde, 200 kadar Teksaslı kalenin iç avlusununun yıkık dökük duvarlarından içeri sığınıp, kaleyi kuşatan ve sürekli top ateşi altında tutan 5.000 - 6.000 kişilik Meksika ordusuna 12 gün direnmeyi başardılar. On üçüncü gün (6 Mart 1836) Meksikalılar kaleye girdiler ve Mrs. Dickinson adında bir kadın, çocuğu ve iki hizmetçi dışında bütün Teksaslılar öldürüldüler. (Kaynak: vikipedi)
ii-
İspanyolca'dan İngilizce'ye çevirisi  2-3 kaynaktan yararlanılmış bir çeviri: lyricstranslate, yahoo answers ve bir şarkı sözü sitesi.





Path Vol. 2 - Apocalyptica Feat. Sandra Nasic Türkçe Çeviri

Path Vol. 2
Yol Vol. 2


I want to live in fire
Alevlerin (ateşin) içinde yaşamak istiyorum,
with all the taste I desire
arzuladığım tüm tatlarla(zevklerle) birlikte.
it’s all good if you let me dive with some sharks on the ground
Bırakırsan dipteki köpek balıklarıyla dalarım ve her şey yolunda olur.*

you loose your routine
Her zamanki rotanı kaybettin.
(Rutinini /yolunu/alışalagelmişliğini kaybettin)
you loose your routine
Her zamanki rotanı kaybettin.
you loose your routine
Her zamanki rotanı kaybettin.
cause I found my path
Çünkü ben yolumu buldum.

what the hell are you trying
Ne halt yemeye çalışıyorsun?
now I know there is something more
Artık biliyorum dahası var orada
what happened to you
Sana ne oldu ki
still staying on my path
Hala yolumda duruyorsun.
are you still denying
İnkar mı ediyorsun hala?
now I know there is something more
Biliyorum şimdi dahası var orada...
that this is the truth
İşte bu gerçek 
it’s all in you
Hepsi senin içinde.

what do you came for
Seni buraya getiren ne?
what did you expect to find
Ne bulmayı umdun?
what do you live for
Uğrunda yaşadığın ne?
what did you expect to find
Ne bulmayı umdun?
what do you live for
Uğrunda yaşadığın ne?
what did you expect to find
Ne bulmayı umdun?
what do you live for
Uğrunda yaşadığın ne?
what did you expect to find
Ne bulmayı umdun?

so boundless I feel
Öylece sınırsız hissediyorum
and downless all my fears
ve tüm korkularımdan arınmış.
stop running back to old times
Eski zamanlara (geçmişe) dönmeyi bırak

you loose your routine
Her zamanki rotanı kaybettin.
cause I found my path
Çünkü ben yolumu buldum.

what the hell are you trying
Ne halt yemeye çalışıyorsun?
now I know there is something more
Artık biliyorum dahası var orada
what happened to you
Sana ne oldu ki
still staying on my path
Hala yolumda duruyorsun.
are you still denying
İnkar mı ediyorsun hala?
now I know there is something more
Biliyorum şimdi dahası var orada...
that this is the truth
İşte bu gerçek 
it’s all in you
Hepsi senin içinde.

what the hell are you trying
Ne halt yemeye çalışıyorsun?
now I know there is something more
Artık biliyorum dahası var orada
what happened to you
Sana ne oldu ki
still staying on my path
Hala yolumda duruyorsun.
are you still denying
İnkar mı ediyorsun hala?
now I know there is something more
Biliyorum şimdi dahası var orada...
that this is the truth
İşte bu gerçek 
it’s all in you
Hepsi senin içinde.


+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :

dive : (suya) dalmak ,gömülmek,atlamak, elini daldırmak ve aynı zamanda batmak(bataklıkta) anlamı da var.
shark : köpek balığı , aynı zamanda iş dünyasında hedefindeki firmayı alt etmek isteyen firma ve girişimci için kullanılır. Büyük balık küçük balığı yer. Köpekbalığı hepsini yer gibi....

* i- it’s all good if you let me dive with some sharks on the ground
Direk çevirisi :dipteki/sahadaki/alandaki köpek balıklarıyla dalışıma izin verirsen dalarım ve bu tamamen iyi olur/olacak.Yalnız başka bir anlamı var mı diye sormuştum yahoo answers'ta ve üç seçenek halinde bunlardan biri mi, diğeri mi, başka bir şey mi şeklinde, soru ve cevap altta:
A- Eğer beni durdursan dipteki köpekbalıklarıyla dalamam ve bu iyi olur/olacak.
B- Eğer hiç bir şey yapmazsan (müdahale etmezsen) böylece köpek balıklarıyla dalış yapabilirim ve bu tamemen iyi olur/olacak.
Aldığım cevap şuydu A ile alakası yok. B ye daha yakın duruyor.(Yalnız sen bana izin verdiysen müdahele etmeyeceğin anlamına gelmez.)
Ayrıca senin yazdığın şeyler bize cümlenin anlamıyla ilgili bazı ipuçları veriyor.Öyle aman aman anlam dolu bir cümle değil.
ii- Köpek balığının iş dünyasındaki anlamıyla da yakından alakalı olabiliceğini düşünüyorum.
  Bırakırsan/izin verirsen onlarla birlikte (piyasadaki adamlarla) diplere dalarım.



Don't Blame Me - Sarah Vaughan Türkçe Çeviri

Don't Blame Me
Beni Suçlama


Don't blame me
Beni suçlama
For falling in love with you
Sana aşık olduğum için/sana aşık olduysam
I'm under your spell
Sana büyülenmişken ben (etkinin altındayken)
So how can I help it?
Sana nasıl yardımım dokunabilir?
Don't blame me
Beni suçlama

Can't you see
Görmüyor musun? (Anlamıyor musun?)
When you do the things you do?
Sen yaptığın şeyleri yaparken
If I can't conceal
Ben gizleyemiyorsam
The thrill that I'm feeling
hissettiğim heyecanı.
Don't blame me
Beni suçlama

Can I help it
Yardım edebilir miyim?
If that doggone moon above
Allah'ın belası şu ay tepemizdeyse belki.
Makes me need
Beni gereksinim içinde bırakır
Someone like you to love?
Senin gibi birini sevebilmem için.

Blame your kiss
Öpücüğünü suçla
As sweet as a kiss can be
Bir öpücük ancak bu kadar tatlı olabilir
And blame all your charms
Ve tüm cazibeni suçla
That melt in my arms
Kollarımda eriyip kaybolan.
But baby, don't blame me...
Ama bebeğim, beni suçlama...

Çeviri Notu :
melt into somebody's arms/embrace : to allow someone to hold you in their arms and feel that you love them:
birinin sizi kollarında tutmasına (kucaklamasına) izin vermek ve sizin onu sevdiğinizi hissettirmek.
Closing her eyes, she melted into his embrace.
Gözlerini kapatıp, onun kollarında eridi.




Waiting - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Waiting
Beklemek


Whenever I remember you and I
Ne zaman seni ve beni hatırlasam
So many years since you were by my side
Bunca yıl hep benim yanımda olmuştun.
And still my thoughts you occupy
Ve hala düşüncelerimi işgal ediyorsun
And still your face is frozen in my mind
Ve hala yüzün donuk bir halde zihnimde.

It's hard to win, easy to lose
Kazanmak zor, kaybetmek kolay.
We play a game we cannot choose
Seçim şansımızın olmadığı bir oyun oynadık.
As steady as a rocking horse, as subtle as a bruise;
Sallanan bir at kadar sabit (sallantısız), bir çürük kadar çözümü zor bir oyun.


I could've been the one still with you but something in the way
Hala seninle olan tek kişi ben olabilirdim, ama yolumuzdaki bir şey
Brought our private universe into the cold light of day
Özel hayatımızdaki düş perdesini kaldırdı/görmek istediğimiz şekilde değil olduğu gibi görmeye başladık.
Just when I have forgotten you that's when the longing starts
Ne zaman seni unutsam, o zaman özlem başlar
Nostalgia seeps into my head and I realize that I’ve been
Nostalji sızar kafamın içine ve şunu farkederim ben ...

Waiting for all these years
...bunca yıldır bekliyorum.
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum

Whenever I'm alone in troubled times
Ne zaman yalnız olsam zor anlarımda.
My silent screams, my innocence, my crimes
Sessizliğim, masumiyetim ve suçlarım çığlık atar.
I wish that you were still here by my side
Keşke hala burada olsaydın, yanıbaşımda.
Without you here the darkness magnifies
Burada karanlığa yakın mercek tutuluyor sensiz.(Burada  karanlık devasa oluyor sensiz)

It's hard to win, easy to lose
Kazanmak zor, kaybetmek kolay.
We play a game we cannot choose
Seçim şansımızın olmadığı bir oyun oynadık.
As steady as a rocking horse, as subtle as a bruise;
Sallanan bir at kadar sabit (sallantısız), bir çürük kadar çözümü zor bir oyun.

Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum

I could've been the one to love you but something interfered
Seni seven tek kişi ben olabilirdim ama bir şeyler müdahale etti.
Took away the innocence and our world just disappeared
Masumiyeti aldı götürdü ve bizim dünyamız yok oldu.
Just when I think I’m over you something unlocks the past
Ne zaman seni geride bıraktığımı düşünsem, bir şeyler geçmişi gözler önüne serer.
Memories pour into my brain and then the longing starts
Anılar beynime akar ve ardından özlem başlar.

Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum
We've just been
Biz sadece
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyoruz.
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyoruz.


I Kissed A Drunk Girl - Something Corporate Türkçe Çeviri

I Kissed A Drunk Girl
Sarhoş Bir Kızı Öptüm


I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
I kissed a drunk girl, yes I did
Sarhoş bir kızı öptüm , evet öptüm
Kissed a drunk girl on the lips
Sarhoş bir kızı dudaklarından öptüm
I let my guard down
Gardımı düşürdüm
how could I have been so dumb
Nasıl bu kadar aptal olabildim
Her eyes were open
O durumun farkındaydı (Onun gözleri açıktı)
I know I am not the one
Biliyorum tek ben değilim (öptüğü)
I know I am not the one
Biliyorum tek ben değilim
I know I am not the one
Biliyorum tek ben değilim

I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
Why do I do these things I do to myself
Bunları kendime neden yapıyorum?
I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
I'm sure I could've been anybody else
Öptüğüm başka biri de olabilirdi buna eminim (O an kim olsa öpebilirdim)

I went to her house
Evine gittim
and everybody there was gone
ve oradaki herkes gitmişti
her little cousin just passed out on the lawn
sadece küçük kuzeni çimlerin üzerine sızmıştı
We walked to my car
Arabama doğru yürüdük
She mouthed "Is everything ok?"
Dudaklarını kıpırtadıp "her şey yolunda mı" dedi
We leaned in slowly
Yavaşca eğildik
So now I can say
Şimdi söyleyebilirim

I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
Why do I do these things I do to myself
Bunları kendime neden yapıyorum?
I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
I'm sure I could've been anybody else
Öptüğüm başka biri de olabilirdi buna eminim
anybody else
Başka biri de (olabilirdi)

I pulled away
Ben çekildim
cuz you see I didn't think it would be
Çünkü biliyorsun bunun olabileceğini düşünmüyordum
right I said let's save this
evet dedim hadi bu durumu kurtaralım
for some other night
başka geceler için
She said "No, no, no I know
O ise "hayır hayır anladım
That everything is gonna be just fine"
herşey yoluna girecek " dedi.
How could I do this when I want her to be all mine.
Tamamıyla benim olmasını isterken bunu nasıl yapabildim.

I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
Why do I do these things I do to myself
Bunları kendime neden yapıyorum?
I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
I'm sure I could've been anybody else
Öptüğüm başka biri de olabilirdi buna eminim
anybody else
Başka biri de (olabilirdi)

I know you don't care about me
Biliyorum hiç umrunda değil
I'm sure when all is said and done
Her şey söylendi ve bitti işte eminim
and I go home feeling lonely
ve eve yalnızlık çekerek dönüyorum
You will have had your fun
Eğlendiğin yanına kar kalacak.
do you even remember?
Üstelik hatırlayacak mısın bakalım?

I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
Why do I do these things I do to myself
Bunları kendime neden yapıyorum?
I kissed a drunk girl
Sarhoş bir kızı öptüm
and now I'm sure
ve eminim şimdi
and now I'm sure
ve eminim şimdi
I could've been anybody else
Öptüğüm başka biri de olabilirdi
anybody else
başka biri de (olabilirdi)
anybody else
Başka biri de (olabilirdi)
I could have been
Öptüğüm
anybody else
Başka biri de (olabilirdi)




Laisse Tomber Les Filles - France Gall Türkçe Çeviri

Laisse Tomber Les Filles
Drop The Girls

Kızları Bırak
-(İngilizce Çeviriden Çeviri)-

Laisse tomber les filles x2
Drop the girls
Kızları bırak
Un jour c'est toi qu'on laissera
One day it's you they will leave
Bir gün terkedilen (bırakılan) sen olacaksın
Laisse tomber les fillesx2
Drop the girls
Kızları bırak
Un jour c'est toi qui pleureras
One day it's you that will weep
Bir gün gözyaşı döken sen olacaksın
Oui j'ai pleuré mais ce jour-là
Yes, I cried, but on that day
Evet, ağladım. Ama o gün geldiğinde
Non je ne pleurerai pasx2
No, I will not cry
Hayır, ağlamayacağım
Je dirai c'est bien fait pour toi
I say, It's a good time for you
Gününü gördün diyeceğim/ Oh iyi oldu diyeceğim.
(Hak ettiğini buldun diyeceğim)*

Je dirai ça t'apprendrax2
I say that'll teach you
Bu sana ders olsun diyeceğim.

Laisse tomber les fillesx2
Drop the girls
Kızları bırak
Ça te jouera un mauvais tour
Why would you play the cruel trick
Neden zalimce numaralar yapmak zorundasın?
(Çok pis numaralar yaptın / Kötü oyuna getirileceksin )**

Laisse tomber les fillesx2
Drop the girls
Kızları bırak
Tu le paieras un de ces jours
You will pay one of these days
Günün birinde (bedelini) ödeyeceksin
On ne joue pas impunément
One can't play around with impunity

Acısını çekmeden çalamayacaksın/
oynayamayacaksın

(Canın yanmadan çalamayacaksın/oynayamayacaksın)***
Avec un cœur innocentx2
With an innocent heart
Masum bir kalbi / Masum bir kalple
Tu verras ce que je ressens
You'll see what I feel like
Ne hissettiğimi anlayacaksın.
Avant qu'il ne soit longtempsx2
Before too long
Çok uzun zaman önce.

La chance abandonne
The chance is gone
Şansın gitti.
Celui qui ne sait
Whoever he knows
Kim olduklarını sen bilirsin.
(Onları sadece sen bilirsin.)****
Que laisser les cœurs blessés
He leaves with wounded hearts
Kırık kalple bıraktıklarını.
Tu n'auras personne
You shall have noone
Kimseyi bulamayacaksın.

Pour te consoler
To console you
Seni teselli edecek
Tu ne l'auras pas volé
Thou shalt not steal
(Kalplerini) çalamayacaksın.

Laisse tomber les fillesx2
Drop the girls
Kızları bırak
Un jour c'est toi qu'on laissera
One day it's you they will leave
Bir gün terkedilen (bırakılan) sen olacaksın
Laisse tomber les filles
Drop the girls
Kızları bırak
Un jour c'est toi qui pleureras
One day it's you that will weep

Bir gün gözyaşı döken sen olacaksın

Non pour te plaindre il n'y aura
Not for you to complain, there'll be ,
Orada senin için sızlanan
(Orada senin için üzülen )
Personne d'autre que toix2
No one else but you
Senden başka kimse olmayacak.
Alors tu te rappelleras
Then you'll remember
Sonra hatırlayacaksın
Tout ce que je te dis làx2
That's all I'm telling you
Anlattıklarımın her birini.




Şarkının ingilizce versiyonunun
(April March - Chick Habit) çevirisine de buradan bakabilirsiniz.

i- Şarkıyı çevirirken tek bir kaynaktan yararlanılmamıştır, ana kaynak budur ve diğerlerine göz gezdirilmiştir. Bilerek taksimli çeviriler ,çeviri alternatifi olarak sunulmuştur. Cümleleri teke indirmek hiçte zor değil , şarkının anlaşılmasını amaç edindiğimden öyle bırakılmıştır.
'One day it's you they will leave' bazı ingilizceye çevirilerde 'one day you will be the one dropped' 'bir gün bırakılan sen olacaksın' şeklinde çevirilmiş onu da parantez içinde belirttim.
Şarkının adı için alternatif olarak kızları boşver denilebilir belki, o da alttaki okuduğum yorumdan kaynaklanıyor.

'laisse tomber' also means 'nevermind'. Laisse tomber (bırak) kısmı aynı zamanda "boşver ,umursama, takma" anlamına geliyor.
ii -Parantez içindeki ikinci sırada olan çeviriler, farklı ingilizce çevirilere bağlı kalınarak yapılan çevirilerdir.İngilizceleri de altta verilmiştir.
*I will say you deserve it
I’ll say you got what you deserved
**(You have played a terrible trick /That will play a dirty trick on you)
***
You can't play around without getting hurt
****
Those who only know
*****Not to feel sorry for you, there will not be nobody of other that you,




Chick Habit - April March Türkçe Çeviri

Chick Habit
Çıtır Düşkünlüğü (Çapkınlık)


hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll be alone in a quick
Yoksa kısa sürede yalnız kalacaksın.
hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll never get another fix
Yoksa bir daha durumu düzeltemeyeceksin.

i'm telling you it's not a trick
Bunun bir hüner olmadığını anlatıyorum sana.
pay attention, don't be thick
Dinle, kalın kafalı olma.
or you're liable to get licked
Yoksa deveye hendek atlatmak zorunda kalacaksın.

you're gonna see the reason why
Bu gidişle nedenini ancak
when they're spitting in your eye
Onlar yüzüne tükürürken anlayacaksın
they'll be spitting in your eye
Evet onlar yüzüne tükürecek.

hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık.
a girl's not a tonic or a pill
Bir kız  tonik ya da  hap değildir.
hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak

hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
you're just jonesing for a spill
Sadece can yakmak için yanıp tutuşuyorsun.

oh, how your bubble's gonna burst
Ah, hayallerin nasıl da suya düşecek
when you meet another nurse
Bir diğer hemşeriyle buluşman
she'll be driving in a hearse
O cenaze aracını kullanırken olacak.

you're gonna need a heap of glue
Bir yığın tutkala ihtiyaç duyacaksın.
when they all catch up with you
Onlar seni yakaladığında
and they cut you up in two
ve seni iki parçaya ayırdıklarında.

now your ears are ringing
şimdi kulakların çınlıyor
the birds have stopped their singing
kuşlar cıvıldamayı bırakıyor.
everything is turning grey
her şey griye dönüşüyor.

no candy in your till
kasanda şeker yok
no cutie left to thrill
heyecan verecek tatlı kız da kalmadı
you're alone on a tuesday
salı gününe (günü gelince) yalnızsın.
hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak artık.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll be alone in a quick
Yoksa kısa sürede yalnız kalacaksın

hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak artık.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll never get another fix
Yoksa bir daha durumu düzeltemeyeceksin

i'm telling you it's not a trick
Bunun bir hüner olmadığını anlatıyorum sana.
pay attention, don't be thick
Dinle, kalın kafalı olma.
or you're liable to get licked
Yoksa deveye hendek atlatmak zorunda kalacaksın.

you're gonna see the reason why
Bu gidişle nedenini ancak
when they're spitting in your eye
Onlar yüzüne tükürürken anlayacaksın.
they'll be spitting in your eye
Evet onlar yüzüne tükürecek.

i- Chick habit : çapkınlık , karı - kız alışkanlığı , karı - kız düşkünlüğü ; chick in anlamı genç ve güzel kız,çıtır,cıvır. Şarkının genelini düşününce çıtır düşkünlüğü uygun görülmüştür. Fransızca hali şarkının orjinal adıyla "Laisse tomber les filles (Drop the girls)" kızları bırak anlamına gelmekte.'Laisse tomber les filles' çevirisine buradan bakabilirsiniz.
ii- candy : şeker, aynı zamanda hap (extasy gibi) anlamına da geliyor.Türkçede de 'şeker' aynı zamanda o anlama geldiğinden aynen bırakılmıştır.
cutie : çekici kız , tatlı kız , sevimli kız , tatlı
iii- hang up : genelde telefonu sonlandırmak, kapatmak,telefonu elinden bırakmak, konuşmayı bitirmek anlamına geliyor.hang up'ın aklına bir şey takılmak, bir şeyin deli divanesi olmak anlamı da var.

*
Joneshing : i- Son zamanlarda hemen hemen her şeyde kullanılıyor hale gelen ancak bir bağımlının ihtiyaç içindeki halini belirtirken kullanılan terim .
ii- "Craving, wanting really badly" : aşırı derecede istemek , aşermek, özlemek (yanıp tutuşmak).
**spill : dökmek , saçmak, kazara bir şeyi düşürmek, düşmesine sebep olmak ,kan dökmek gibi anlamlara geliyor.
ortaçağ ingilizcesinde göz yaşı dökülmesine sebep olan eylemler için kullanılıyormuş. Örneğin : sakatlamak , öldürmek. 
***jonesing for a spill için (word reference da) alttakileri bulabildim.

These are the words of a song "Chick Habit" in which a girl tells a boy to stop playing with the hearts of girls .... (at the base of Francoise Hardy song) So here "jonesing for a spill "would be something like" dying to have a good time "?
Bu  "Chick Habit" şarkısının sözlerinden,  bir kızın bir erkeğe kızların kalbiyle oynamayı bırakmasını salık veren  şarkının...(aslında Francoise Hardy'nin şarkısı) Şimdi buradaki "joneshing for a spill" güzel zaman geçirmek için ölmek (kıvranmak) anlamına gelmiyor mu?
****to get licked : çok zor bir durumda başarıya ulaşma, bir şeylere düzeltmek için büyük efor harcamak.
*****
burst someone's bubble

Fig.
to destroy someone's illusion or delusion; to destroy someone's fantasy. I hate to burst your bubble, but Columbus did not discover Canada. Even if you think I am being foolish, please don't burst my bubble.
Durum birinin yanılsamasını veya yanılgısını (kuruntusunu) yok etmek ; birinin düşlerini (fantezilerini) yok etmek.
  Seni düzeltmekten nefret ediyorum, ama Kanadayı Colomb keşfetmedi.Benim aptallık yaptığımı düşünsenebilirsin , lütfen hayallerimi suya düşürme.

to tell someone unexpected bad news
I don't want to burst her bubble by telling her we won't have a vacation this summer. He tries to burst the bubble of anyone who believes population growth is not a problem.
birilerine kötü ve beklenmedik haberler vermek
. Bu yaz tatil yapamıyacağımızı anlatarak onun moralini alt üst etmek istemiyorum (hayallerini suya düşürmek istemiyorum).Nüfus artışının problem olmadığını düşünen herkesin yanıldığını göstermeyi denedi
-source of last 2 definitions : thefreedictionary
-son iki tanımın kaynağı : the free dictionary








Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Çok Görüldüler..! Son 7 Gün