In the early morning night
Gecenin erken sabahında
You stumble on in fright
Korku içinde tökezlersin
Crying in a doorway
Kapı girişinde ağlıyorsun.
Like it's a righteous haunting
Sanki adil bir avlanma gibi
You recite your life
Hayatını ezberden okuyorsun
And stories of your dreams
Ve hayallerinin hikayeleri
And stories of your lovers
Ve aşklarının hikayeleri
And stories of your kisses
Ve öpücüklerinin hikayeleri
And stories of your dreams
Ve hayallerinin hikayeleri
What far flung embrace
Ne kadar uzak bir benimseme girişmesi
Did you wander from
Konudan sapmadın mı?
What unseen disgrace calls you on
Seni görülmemiş bir rezalete davet eden ne?
What sleep abandoned
Uykunu kaçıran ne?
Brought you to this place
Bu yere seni getiren
With this talk of bended knees
Dizleri bükük(yalvarır bir şekilde) konuşmayla
And stories of your dreams
Ve hayallerinin hikayeleri
And stories of your lovers
Ve aşklarının hikayeleri
And stories of your kisses
Ve öpücüklerinin hikayeleri
And stories of your dreams
Ve hayallerinin hikayeleri
I can sing
Şarkı söyleyebilirim
Hit it! Make it a dead one with words
Vur ona! Öldür.Kelimelerle öldür
like blood, soldier mother O.K. O.k.
kanatır gibi, asker annesi gibi Tamam Tamam.
I want to sleep before the end
Sondan önce uyumak istiyorum
which is impolite
Hangisi kaba olan
Hit It! Make it a dead one
Vur Ona! Öldür
If nothing crops up
Hiçbir şey olmazsa
I'll give you a ring
Sana telefon ederim.
you can sing the end o.k o.k.
Sonu mırıldanabilirsin. Tamam tamam.
then I could get
Sonra alabilirsem
all the little animals out of my room
Küçük hayvanların hepsi odamdan dışarı
Hit it! With a broom O.k O.k
Vur ona! Süpürge ile. Tamam tamam.
Put them in a big white sack
Onları büyük beyaz bir çuvala koy.
no visitors came
Ziyaretciler gelemez.
hit it! With words like....
Vur ona! Sözlerle sanki...
Thou shalt not
Yok edersin.
The end
Son
You said the world's a girl
Dünyanın bir kız olduğunu söyledin
And I'm taking her apart
Ve ben onu parçalıyorum.
And when I cried you said
Ve ben ağladığımda dedin ki
Beggar girl laugh
'İşte çapkın kız gülüşü'
When my protests went wild
İtirazlarım vahşileştiğinde
You brushed me aside
Bir tarafta fırcaladın beni.
Like the finger of a child
Bir çoçuğa parmakla uyarı yapar gibi
When I closed my eyes
Gözlerimi kapadığımda
You took me from the pedestal
Beni zeminden aldın.
Down to the abyss
Uçuruma doğru.
My soul was but consumed
Ama ruhum yokolmuştu.
I thought you were inspired
Sanırım ilham alınasıydın.
But you were just possessed
Ama sadece deliydin.
Now I have moved on
Şimdi harekete geçmeliyim
Your face is nearly gone
Yüzün yavaşca gidiyor
But your words hold me still
Ama sözlerin beni alıkoyuyor
Silence to my will
Sessizlik benim olacak.
Caesar needs a Brutus, like you and i Sezar'ın bir Brütüs'e ihtiyacı var, sen ve ben gibi
Jesus needs a Judas, like you and i Jesus'un bir Judas'a ihtiyacı var, sen ve ben gibi
Jehovah needs a witness, like you and i Yehova'nın bir şahide, sen ve ben gibi
The sane need asylums, like you and i Mantığın (akla yatkının) tımarhaneye ihtiyacı var, sen ve ben gibi
like you and i Sen ve ben gibi
I want you, but I don't want you Seni istiyorum, ama ben istemiyorum
I need you, but I don't need you Sana ihtiyacım var,ama benim sana ihtiyacım yok
I love you, but I don't love you Seni seviyorum,ama ben sevmiyorum.
I'm leaving, you're still here... Gidiyorum (buradan),sen hala burada (mı) sın (?)...
Caesar needs a Brutus, like you and i Sezar'ın bir Brütüs'e ihtiyacı var, sen ve ben gibi
Jesus needs a Judas, like you and i Jesus'un bir Judas'a ihtiyacı var, sen ve ben gibi
A sailor needs a siren, like you and i Denizcinin bir sirene ihtiyacı var,sen ve ben gibi
A virgin needs a whore, like you and i Bakirenin bir fahişeye ihtiyacı var,sen ve ben gibi
like you and i Sen ve ben gibi
I want you, but I don't want you Seni istiyorum,ama ben istemiyorum
I need you, but I don't need you Sana ihtiyacım var,ama benim sana ihtiyacım yok
I love you, but I don't love you Seni seviyorum , ama ben sevmiyorum.
You're leaving, you can't stay... Gidiyorsun, kalamazsın ...