Chick Habit - April March Türkçe Çeviri

Chick Habit
Çıtır Düşkünlüğü (Çapkınlık)


hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll be alone in a quick
Yoksa kısa sürede yalnız kalacaksın.
hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll never get another fix
Yoksa bir daha durumu düzeltemeyeceksin.

i'm telling you it's not a trick
Bunun bir hüner olmadığını anlatıyorum sana.
pay attention, don't be thick
Dinle, kalın kafalı olma.
or you're liable to get licked
Yoksa deveye hendek atlatmak zorunda kalacaksın.

you're gonna see the reason why
Bu gidişle nedenini ancak
when they're spitting in your eye
Onlar yüzüne tükürürken anlayacaksın
they'll be spitting in your eye
Evet onlar yüzüne tükürecek.

hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık.
a girl's not a tonic or a pill
Bir kız  tonik ya da  hap değildir.
hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak

hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
you're just jonesing for a spill
Sadece can yakmak için yanıp tutuşuyorsun.

oh, how your bubble's gonna burst
Ah, hayallerin nasıl da suya düşecek
when you meet another nurse
Bir diğer hemşeriyle buluşman
she'll be driving in a hearse
O cenaze aracını kullanırken olacak.

you're gonna need a heap of glue
Bir yığın tutkala ihtiyaç duyacaksın.
when they all catch up with you
Onlar seni yakaladığında
and they cut you up in two
ve seni iki parçaya ayırdıklarında.

now your ears are ringing
şimdi kulakların çınlıyor
the birds have stopped their singing
kuşlar cıvıldamayı bırakıyor.
everything is turning grey
her şey griye dönüşüyor.

no candy in your till
kasanda şeker yok
no cutie left to thrill
heyecan verecek tatlı kız da kalmadı
you're alone on a tuesday
salı gününe (günü gelince) yalnızsın.
hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak artık.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll be alone in a quick
Yoksa kısa sürede yalnız kalacaksın

hang up the chick habit
Çıtır düşkünlüğünü bırak artık.
hang it up, daddy,
Bunu sonlandır babacık
or you'll never get another fix
Yoksa bir daha durumu düzeltemeyeceksin

i'm telling you it's not a trick
Bunun bir hüner olmadığını anlatıyorum sana.
pay attention, don't be thick
Dinle, kalın kafalı olma.
or you're liable to get licked
Yoksa deveye hendek atlatmak zorunda kalacaksın.

you're gonna see the reason why
Bu gidişle nedenini ancak
when they're spitting in your eye
Onlar yüzüne tükürürken anlayacaksın.
they'll be spitting in your eye
Evet onlar yüzüne tükürecek.

i- Chick habit : çapkınlık , karı - kız alışkanlığı , karı - kız düşkünlüğü ; chick in anlamı genç ve güzel kız,çıtır,cıvır. Şarkının genelini düşününce çıtır düşkünlüğü uygun görülmüştür. Fransızca hali şarkının orjinal adıyla "Laisse tomber les filles (Drop the girls)" kızları bırak anlamına gelmekte.'Laisse tomber les filles' çevirisine buradan bakabilirsiniz.
ii- candy : şeker, aynı zamanda hap (extasy gibi) anlamına da geliyor.Türkçede de 'şeker' aynı zamanda o anlama geldiğinden aynen bırakılmıştır.
cutie : çekici kız , tatlı kız , sevimli kız , tatlı
iii- hang up : genelde telefonu sonlandırmak, kapatmak,telefonu elinden bırakmak, konuşmayı bitirmek anlamına geliyor.hang up'ın aklına bir şey takılmak, bir şeyin deli divanesi olmak anlamı da var.

*
Joneshing : i- Son zamanlarda hemen hemen her şeyde kullanılıyor hale gelen ancak bir bağımlının ihtiyaç içindeki halini belirtirken kullanılan terim .
ii- "Craving, wanting really badly" : aşırı derecede istemek , aşermek, özlemek (yanıp tutuşmak).
**spill : dökmek , saçmak, kazara bir şeyi düşürmek, düşmesine sebep olmak ,kan dökmek gibi anlamlara geliyor.
ortaçağ ingilizcesinde göz yaşı dökülmesine sebep olan eylemler için kullanılıyormuş. Örneğin : sakatlamak , öldürmek. 
***jonesing for a spill için (word reference da) alttakileri bulabildim.

These are the words of a song "Chick Habit" in which a girl tells a boy to stop playing with the hearts of girls .... (at the base of Francoise Hardy song) So here "jonesing for a spill "would be something like" dying to have a good time "?
Bu  "Chick Habit" şarkısının sözlerinden,  bir kızın bir erkeğe kızların kalbiyle oynamayı bırakmasını salık veren  şarkının...(aslında Francoise Hardy'nin şarkısı) Şimdi buradaki "joneshing for a spill" güzel zaman geçirmek için ölmek (kıvranmak) anlamına gelmiyor mu?
****to get licked : çok zor bir durumda başarıya ulaşma, bir şeylere düzeltmek için büyük efor harcamak.
*****
burst someone's bubble

Fig.
to destroy someone's illusion or delusion; to destroy someone's fantasy. I hate to burst your bubble, but Columbus did not discover Canada. Even if you think I am being foolish, please don't burst my bubble.
Durum birinin yanılsamasını veya yanılgısını (kuruntusunu) yok etmek ; birinin düşlerini (fantezilerini) yok etmek.
  Seni düzeltmekten nefret ediyorum, ama Kanadayı Colomb keşfetmedi.Benim aptallık yaptığımı düşünsenebilirsin , lütfen hayallerimi suya düşürme.

to tell someone unexpected bad news
I don't want to burst her bubble by telling her we won't have a vacation this summer. He tries to burst the bubble of anyone who believes population growth is not a problem.
birilerine kötü ve beklenmedik haberler vermek
. Bu yaz tatil yapamıyacağımızı anlatarak onun moralini alt üst etmek istemiyorum (hayallerini suya düşürmek istemiyorum).Nüfus artışının problem olmadığını düşünen herkesin yanıldığını göstermeyi denedi
-source of last 2 definitions : thefreedictionary
-son iki tanımın kaynağı : the free dictionary







Life Is What You Make It - Zinoba Türkçe Çeviri

Life's What You Make It
Hayat Ne Yaptığındır

Baby, life's what you make it
Bebeğim, hayat ne yaptığındır.

Can't escape it
Bundan kaçamazsın
Nothing can change it
Hiçbir şey değiştiremez bunu.
Baby, yesterday's favourite
Bebeğim dünün gözdesinden (favorisinden)
Don't you hate it
Nefret etmiyor musun (bugün)?

L
ife's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır

Baby, don't try to shade it

Bebeğim, gizlemeye (gölgelemeye) çalışma

Don't back date it
Geçmişi bugüne taşıma

Anticipate it
Zevkle ilerlet 

Baby, life's what you make it
Bebeğim, hayat ne yaptığındır

Beauty is naked
Güzellik (ortadadır) çıplaktır.

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
(Everything's allright)
(Her şey yolunda)

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
(Everything's allright)
(Her şey yolunda)

Baby, life's what you make it
Bebeğim, hayat ne yaptığındır.

Celebrate it
Kutla bunu
Anticipate it
Zevkle ilerlet 
Yesterday's faded
Dün soldu
Nothing can change it
Hiçbir şey değiştiremez bunu
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır.

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır.
(Everything's allright)

(Her şey yolunda)

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
(Everything's alright)
(Her şey yolunda)

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır


Nothing can change it

Hiçbir şey değiştiremez bunu.

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır

Nothing can change it

Hiçbir şey değiştiremez bunu.

(Everything's allright)
(Her şey yolunda)

Celebrate it
Kutla bunu
Nothing can change it
Hiçbir şey değiştiremez bunu.

(Everything's allright)
(Her şey yolunda)

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır

(Everything's allright)
(Her şey yolunda)

Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
Life's what you make it
Hayat ne yaptığındır
(Evveryhing's allright)
(Her şey yolunda)

Life's what you make it...
Hayat ne yaptığındır...


Çeviri Notu : 
anticipate  : öngörmek , beklemek , tahmin etmek , hissetmek , olacağını hissetmek, sezmek , geleceğini görmek , özellikle zevkle (keyifle) ileriye bakmak .
backdate:  öne almak, önceki bir tarihten itaberen geçerli/etkin/yürürlükte kılmak , . -den beri etkili olan /olmaya başlayan , geçmişteki bir tarihi işaretlemek.



Last Chance - High School Musical Türkçe Çeviri

Last Chance
Son Şans


This is our last chance
Bu bizim son şansımız
To share the stage
Sahneyi paylaşmak için
Before we go our seperate ways
Kendi yollarımıza gitmeden önce
We should spend these final days together
Bu son günleri birlikte harcamalıyız
(We'll be together)
(Birlikte olacağız)
Its our last chance
Bu bizim son şansımız
For us to shine
Parlamamız için
To make some music one more time
Bir kez daha biraz müzik yapmak için
So come on, come on, come on
Bu yüzden hadi , hadi , hadi
(Come on, come on, come on)
(Hadi, hadi, hadi)
Come on, come on, come on
Hadi, hadi, hadi
(Come on, come on)
(Hadi, hadi, hadi)
Lets dance....
Hadi dans edelim
Lets dance....
Hadi dans edelim
Cause this is our last chance,
Çünkü bu son şansımız
Its our last chance.
Bu son şansımız


Bored To Death - Dizi Müziği Türkçe Çeviri

Bored To Death
Ölesiye Sıkılmış


All the shadows in the city
Şehirdeki tüm gölgeleri
Used to love ya, what a pity

Sevmeye başladım .
Ne yazık ki
I miss the question you used to ask me
Sorup durduğun soruyu kaçırdım, neydi?
All the shadows in the city
Şehirdeki tüm gölgeler
All the shadows in the city
Şehirdeki tüm gölgeler
Alright
Pekala

Bored to death, plus expenses
Ölesiye sıkıldım , bir de masraflar
The only trouble is my sentence
Tek sorun söylediğim cümle mi?
You said you'd never love another
Asla sevemem demiştin başka birini
Russian doll, one inside the other
Matruşka gibi, biri içinde diğeri*
Russian doll, one inside the other
Matruşka gibi, biri içinde diğeri.

Bored to death, cut , mad and lonely
Ölesiye sıkılmış, parçalanmış ,çıldırmış ve yalnız
Bored to death, cut, mad and lonely
Ölesiye sıkılmış, parçalanmış ,çıldırmış ve yalnız
Bored to death, cut, mad and lonely
Ölesiye sıkılmış, parçalanmış,çıldırmış ve yalnız

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :


*Asla sevemem demiştin başka birini ama matruşka gibisin içini açtıkça birini daha sevdiğin ortaya çıkıyor, içini açtıkça bir diğeri daha ....
i- bored to death : ölesiye sıkılmış , çok ama çok fazla sıkılmış.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Çok Görüldüler..! Son 7 Gün