Waiting - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Waiting
Beklemek


Whenever I remember you and I
Ne zaman seni ve beni hatırlasam
So many years since you were by my side
Bunca yıl hep benim yanımda olmuştun.
And still my thoughts you occupy
Ve hala düşüncelerimi işgal ediyorsun
And still your face is frozen in my mind
Ve hala yüzün donuk bir halde zihnimde.

It's hard to win, easy to lose
Kazanmak zor, kaybetmek kolay.
We play a game we cannot choose
Seçim şansımızın olmadığı bir oyun oynadık.
As steady as a rocking horse, as subtle as a bruise;
Sallanan bir at kadar sabit (sallantısız), bir çürük kadar çözümü zor bir oyun.


I could've been the one still with you but something in the way
Hala seninle olan tek kişi ben olabilirdim, ama yolumuzdaki bir şey
Brought our private universe into the cold light of day
Özel hayatımızdaki düş perdesini kaldırdı/görmek istediğimiz şekilde değil olduğu gibi görmeye başladık.
Just when I have forgotten you that's when the longing starts
Ne zaman seni unutsam, o zaman özlem başlar
Nostalgia seeps into my head and I realize that I’ve been
Nostalji sızar kafamın içine ve şunu farkederim ben ...

Waiting for all these years
...bunca yıldır bekliyorum.
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum

Whenever I'm alone in troubled times
Ne zaman yalnız olsam zor anlarımda.
My silent screams, my innocence, my crimes
Sessizliğim, masumiyetim ve suçlarım çığlık atar.
I wish that you were still here by my side
Keşke hala burada olsaydın, yanıbaşımda.
Without you here the darkness magnifies
Burada karanlığa yakın mercek tutuluyor sensiz.(Burada  karanlık devasa oluyor sensiz)

It's hard to win, easy to lose
Kazanmak zor, kaybetmek kolay.
We play a game we cannot choose
Seçim şansımızın olmadığı bir oyun oynadık.
As steady as a rocking horse, as subtle as a bruise;
Sallanan bir at kadar sabit (sallantısız), bir çürük kadar çözümü zor bir oyun.

Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum

I could've been the one to love you but something interfered
Seni seven tek kişi ben olabilirdim ama bir şeyler müdahale etti.
Took away the innocence and our world just disappeared
Masumiyeti aldı götürdü ve bizim dünyamız yok oldu.
Just when I think I’m over you something unlocks the past
Ne zaman seni geride bıraktığımı düşünsem, bir şeyler geçmişi gözler önüne serer.
Memories pour into my brain and then the longing starts
Anılar beynime akar ve ardından özlem başlar.

Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyorum
We've just been
Biz sadece
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyoruz.
Waiting for all these years
Bunca yıldır bekliyoruz.


Dusty Road - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Dusty Road
Tozlu Yol


i've walked these dusty roads for seven days and seven nights
Yedi gün yedi gece bu tozlu yollarda yürüdüm
the only guidance that i keep's the monochrome moonlight
Tuttuğum tek rehber monokrom* ay ışığı
although the stars above me whisper songs to comfort me
Gökteki yıldızlar beni rahatlatmak adına şarkılar fısıldasa da.
i'm still a solitary girl seeking company**
Ben hala iş arayan kimsesiz (tek tabanca) bir kızım

way back, a haystack and the zodiac, three minds in empathy
Dönüş yolu , bir samanlık ve burçlar kuşağı, empati halinde üç zihin.
a rucksack, the train track and a paperback's all i need to comfort me
Rahat edebilmek için tek ihtiyacım : bir sırt çantası , tren yolu ve bir kitap
i pass through pint-sized places that i’ll never see again
Bir daha asla görmeyeceğim bu çelimsiz yerlerden geçtim
i'm still a solitary girl seeking out a friend
Ben hala bir arkadaş arayan kimsesiz bir kızım.

slickback, wisecrack, i can smell a rat
Bir motorcu ve şakası , bir farenin kokusu alınabiliyor.
ransacked, setback, down another cul-de-sac
Talan olmuş, geri adım ve aşağısı bir diğer çıkmaz sokak.
bullwhack, maniac, sitting on the train track,
Bir kırbaç , bir manyak , tren yolunda duruyor (oturuyor).
crookback, lumberjack, think i better backtrack
Bir kambur, bir oduncu,  dönüşün daha iyi olacağını düşünmüş olmak.

i've walked these dusty roads for seven days and seven nights
Yedi gün yedi gece bu tozlu yollarda yürüdüm
the only guidance that i keep's the monochrome moonlight
Tuttuğum tek rehber monokrom ay ışığı
although the stars above me whisper songs to comfort me
Gökteki yıldızlar beni rahatlatmak adına şarkılar fısıldasa da.
i'm still a solitary girl seeking company
Ben hala iş arayan kimsesiz bir kızım


+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :
slickback ile başlayan backtrack le biten bölümde ciddi bir tekerleme havasında durum belirtme var, iç ses konuşuyor sanki.Biraz o şekli korumaya ve anlamı sağlamaya çalıştım. Önerileriniz olursa o kısma (üstteki iletişim kısmından) bildirirseniz sevinirim. O yüzden alınabiliyor, olacağını düşünmüş olmak diye kasten öyle çevrilmiştir.
ransacked : Didik didik aranmış , yağmalanmış,talan edilmiş
*Monochrome : Monokrom ,tek rengin farklı tonlarını barındıran renk skalası, tek renk kuşağı. Mavi ve tüm tonlarını içeren renk cetveli (skalası) gibi.
** seeking company : firma/ şirket/birlik/arkadaşlık/ortaklık/topluluk/ortam aramak.
bu kısımda birazcık tereddüt yaşadım. 'Bir arkadaş ortamı arayan kimsesiz bir kızım' şeklinde çevirsem mi diye, şarkının genelinde daha çok iş arayan kimsesiz bir kızın yollara düşmesi gibi bir manzara var  diye düşündüğüm için o şekilde çevrilmiştir.
Slickback : A biker with no club affiliation. No patch on back of vest, clean leather = slickback.

Hiçbir kulüple alakası olmayan bir motosiklet sürücüsü.Ceketinin arkasında arma yoktur , üzerinde hiç bir işlem yapılmamış ceket (sıfır ceket / temiz ceket)


Hora - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Hora
Hora*


It's all about identity
Tamamen kişilikle alakalı
Construction of a family
Bir aile kurmak
Of difference and simile
Farklılıklardan ve benzerliklerden
What I give you and you give me
Sana ne verdim ve sen bana ne verdin

It's all about identity
Tamamen kişilikle alakalı
This tribal sense of dignity
Asaletin bağlı olduğu bu duygu
Of tolerance and unity
Hoşgörü ve birlikten
Of prejudice and bigotry
Önyargı ve bağnazlıktan.

It's all about identity
Tamamen kişilikle alakalı
A web of who we'd like to be
'Kim olmayı istiyoruz'un oluşturduğu ağ
Let's cut and paste our memory
Hadi hafızalarımızı kes yapıştır yapalım
A dark and timeless industry
Karanlık ve modası geçmeyen endüstri

It's all about identity
Tamamen kişilikle alakalı
A strength and solidarity
Dayanma gücü ve dayanışma.
A dazed, confused desire to find
Bir sersem ,şaşırmış arzuluyor bulmayı
A place and time in history
Bir yer ve zaman tarihin içinde.

It's all about identity
Tamamen kişilikle alakalı
Or how the sheer majority
Veya salt çoğunluğun size
Impose a predetermined badge
Ö
nceden belirlenmiş bir yaka kartını nasıl empoze ettiğiyle
And wait to judge you silently
Ve sessizce sizi yargılayışlarını beklemenizle.

It's all about identity
Tamamen kişilikle alakalı
A retrospective odyssey
Geriye dönük bir yolculuk
But where I live and who I meet
Ama nerede yaşadım ve kimleri tanıdım
Are stronger in defining me
Bunlar beni tanımlamada etkisi büyük olanlar./ beni ben yapan şeylerdir.

Çeviri Notu :
* Şarkının adı çevrilmeyip aynen bırakılmıştır. Grubun spirit of bulgaria adlı şarkısıyla bilindiği üzere Bulgaristana yakınlığıyla bulgarcayı seçmiş olabilir, hora bulgarca insanlar anlamına geliyor ve grubun adından
(Oi va voi - Aman Tanrım!) bilindiği üzere ibraniceyi de kullanmış olabilir hora ibranice de zaman anlamına geliyor. Her ne kadar bulgarcayı tercih ettiğini düşünsem de emin olamadığım için çevirmedim.
i- identity : kimlik , özdeşlik, kişilik.




Wonder - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

If I didn't need you
Sana ihtiyacım olmasaydı
You wouldn't see me standing here
Beni burada duruyor olarak göremezdin.
And if I didn't love you
Ve seni sevmeseydim
I wouldn't have retarded your tears
Gözyaşlarını yavaşlatamazdım.

if I could never see you
Seni hiç görmemiş olsaydım
I might as well be completely blind
Tamamıyla kör bile olabilirdim.
Something between your gaze* and mine
Bakışlarımızın arasında olan bir şey
Will keep us forever entwined
Bizi sonsuza dek ilişik tutacak.

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :


i- gaze : bakış ,dik dik bakış ,nazar,dikkatli bakış ,
ii-Something between your gaze* and mine Nazarının nazarımla arasında olan bir şey.


Spirit Of Bulgaria - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Spirit Of Bulgaria
Bulgaristan'(ın) Ruhu


I hope you enjoyed learning and singing these songs

Umarım bu şarkıları ögrenirken ve söylerken keyif almışınızdır
Also, that you've discovered something about your voice
Ayrıca sesiniz hakkında bir şeyleri keşfetmişsinizdir
About its power, and its potential
Gücü ve potansiyeline dair

But most of all
Ama en önemlisi
I hope that you could feel
Umarım hissedebilirsiniz
Some of the spirit of Bulgaria in your hearts
Kalplerinizde biraz olsun Bulgaristan'(ın) ruhunu.
And that's every time you sing these songs
Ve bu şarkıları her söylediğinizde
They get closer to you
Onlar size yakınlaşacaktır.


Black Sheep - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Black Sheep
Kara Koyun (Uyumsuz/ Yüz karası)


I’ve had enough of all the clichés
Bütün klişeleri yeterince yaşadım.
Out of sight is out of my mind
Gözden ırak olan gönlümden de ırak oluyor.
I’ve had enough of all the life-changing advice
Tüm yaşamı değiştirecek tavsiyeleri yeterince aldım.
They invent to pull the wool over my eyes.
Gözümü boyamak için atıp tuttular. 
I’ve had enough of all the clichés
Bütün klişeleri yeterince yaşadım.
The thought that nothing is even enough
Hiçbir şeyin yeterli bile olmadığını düşündüm.
I’m fine until the fears – they catch me unawares
İşin içine korkular girene kadar iyiyim -onlar beni gafil avlıyor
Creep up and start to whisper sweet nothings in my ears.
Sessizce sokuluyorlar ve kulağıma hiç tatlı olmayan şeyler fısıldamaya başlıyorlar.

I’m sending out this tune
Bu ezgiyi yolluyorum.*
To places i once knew
Bir zamanlar bildiğim yerlere
To all the people i have lost
Kaybettiğim tüm insanlara.
I’m sending out this tune
Bu ezgiyi yolluyorum .
To another space and time
Başka bir yere ve zamana
To another day in my life.
Hayatımdaki başka bir güne

I’ve had enough of all the clichés
Bütün klişeleri yeterince yaşadım.
Sticks and stones they never break me in
Sopalar ve taşlar asla bırakmadılar peşimi.
But every single word, no matter how absurd,
Ama her kelime, ne kadar absürt olduğu farketmeksizin,
Leaves the faintest trace under my skin.
Derinlerde küçücük izler bırakıyor.
I’ve had enough of all the clichés
Bütün klişeleri yeterince yaşadım
I don’t assume the things i cannot see.
Göremediğim şeyleri varsayamam.
I try not to be rash – to ponder all the facts –
Aceleci olmamayı deniyorum - düşünüp taşınmak için tüm olguları-
But false conclusions always seem to jump to me.
Ama yanlış çıkarımlar her zaman beni buluyor.

I’m sending out this tune
Bu ezgiyi yolluyorum.
To places i once knew
Bir zamanlar bildiğim yerlere
To all the people i have lost
Kaybettiğim tüm insanlara.
I’m sending out this tune
Bu ezgiyi yolluyorum.
To another space and time
Başka bir yere ve zamana
To another day in my life.
Hayatımdaki başka bir güne

Makes no difference
Farketmiyor
When i try
Ne zaman denesem
The numbers all
Rakamların hepsi

Multiply.
Katlanıyor.(Çoğalıyor)

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :
*send out : yollamak ,dışarı yollamak, göndermek , sunmak, bahşetmek anlamlarına geliyor.
i-
tune : melodi , ezgi , nağme , şarkı.

ii- Makes no difference when I try. the numbers all multiply.Bu kısımda bir metafor kullanılmış yani hayatında ne zaman klişeleri azaltmaya, onlardan kurtulmaya çalışssa sayıları giderek artıyor.Kendini bir klişenin içinde buluyor yine.




Refugee - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Refugee
Mülteci


You ask me
Bana soracak olursan
Why it is I come to you
'Neden sana geldiğimi'    **
When someone else is just as good
Birileri de senin kadar iyiyken.
I asked them but they said the same
O birilerine sordum ama hepsi aynı şeyi söyledi:
Didn't even ask my name
Bunu sormamış ol.    

Explain to me
Anlat bana
Just what it is you have to lose
Kaybetmek zorunda kaldığın ne var ki?
Spend a minute in my shoes
Bir dakikalığına ayakkabılarımı giy   ***
Don't you feel like you've paid your dues
 Yapmak zorunda olduklarının bedelini ödemiş gibi hissetmiyor musun?    IV.*

Already
Zaten
I'll show you
Sana göstereceğim,
That all our fates are so entwined
Hepimizin kaderi birbirlerine öyle ilişik ki    V.*
Don't lose your faith in humankind
İnsanlığa olan inancını kaybetme.
Just don't forget my state of mind
Sadece unutma şu ruh halimi,
Is fragile
Naif...         VI.*

Together
Birlikte
We can enjoy the taste of dignity
Asaletin tadını çıkarabiliriz.
As long as you believe in me
Bana inandığın sürece,
I'll show you my reality
Sana haklı olduğumu göstereceğim.     VII .*
I've seen a few
Çok kısa sürdü.       VIII.*

You ask me
Bana soracak olursan
Why it is I come to you
'Neden sana geldiğimi?'
When someone else is just as good
Birileri de senin kadar iyiyken.
I asked them but they said the same
O birilerine sordum ama hepsi aynı şeyi söyledi:
Didn't even ask my name
Bunu sormamış ol.

There's another refugee
 Orada bir mülteci daha var.
There's another refugee
Orada bir mülteci daha var.
Oh oh there's another refugee
Of of orada bir mülteci daha var.
Oh oh there's another refugee
Of of orada bir mülteci daha var.

* Şarkıda vatan ve vatandan ayrı kalan kişi , mülteci (vatan ve mülteci /göçmen ) benzetmesini  sevgili ve seven olarak da ele alınmış. Şarkı hakkında diğer görüşlere buradan ve ingilizce olarak buradan bakabilirsiniz.
**
Neden seni tercih ettiğimi?
***Empati yapKendini benim yerime koy.
"Biri hakkında karar vermeden önce onun makosenlerini (ayakkabılarını) giy ve ay üç defa görünüp kayboluncaya kadar karar verme" -Kızılderili Atasözü
IV.* dues : vergiler, aidat gibi anlamlara gelmekte... göçmen /mülteci ~ vergi çağrışımını yapmışınızdır.
V.* Entwined : bağlı ,dolaşık , karmaşık, örgün
örgün : bir işi gerçekleştirmek amacıyla türlü ve düzenli görevler yapan organlardan oluşan. (Tdk)
VI.* Kırılgan
VII*.Sana benim gerçekliğimi/realitemi göstereceğim. Realitemi göstermek, haklı olduğumu göstermek.
VIII.* I've seen a few. Azıcık gördüm , görmüş oldum. Azıcık tecrübe ettim.
'Haklı olduğumu sana göstereceğim' in ardından gelmesi azıcık gösterebildim anlamı var. Kısa sürdü zaman olsa gösterebilirdim.




I Know What You Are - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

I Know What You Are
Senin Ne Olduğunu Biliyorum

 

I look up at the sun rising
Güneşin yükselişine (doğuşuna) bakıyorum.
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum*
The shadows you cast on the lonely horizon
Yalnız olan ufukta oynadığın gölgeler (-sin).
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum.
You can't fool me
Aptal yerine koyamazsın beni**
I've seen what you'll be
Ne olabileceğini gördüm
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum
Lord knows I know
Rab (Tanrı) biliyor ki biliyorum
You put on the good show
İyi  şov yaptın ***
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum.

I looked in the glass your reflection escaped me
Cama bakarken yansımalarının benden kaçtığını görmüştüm.
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum
You lend me your own with the blindfold
Körleştirmiştin****
Now I see
Şimdi görüyorum
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum


You can't fool me
Aptal yerine koyamazsın beni
I've seen what you'll be
Ne olabileceğini gördüm
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum
Lord knows I know
Rab (Tanrı) biliyor ki biliyorum
You put on the good show
İyi şov yaptın
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum.

You can't fool me
Aptal yerine koyamazsın beni
I've seen what you'd be
Ne olabileceğini gördüm
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum
Lord knows I know
Rab (Tanrı) biliyor ki biliyorum
You reap what you saw
Ne ekersen onu biçersin
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum.

I ever knew... I ever know...
Hep biliyordum.hep bildim...

I look up at the sun rising
Güneşin yükselişine (doğuşuna) bakıyorum.
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum;
The shadows you cast on the lonely horizon
Yalnız
olan ufukta oynadığın gölgeler (-sin),
I know what you are
Senin ne olduğunu biliyorum.

+/- Çeviri Notunu Göster/Gizle :


* i-  Gerçekte ne istediğini , ne olduğunu, nasıl düşündüğünü biliyorum. ii-Senin ne mal olduğunu biliyorum 
** i- Aptal/Salak yerine koyamazsın. ii- Kandıramazsın beni.
*** 'put on good show' : güzel  şatafatlı/gösterişli gösteri sergiledin/gözler önüne getirdin. Şovun alasını yaptın. put a good show : becermek, üstesinden gelmek, yaptığında başarılı olmak.
****
'blindfold' : göz bandı, göz bağı. 'you lend me your own with blindfold ' : kendi gözbandını/ gözbağını ödünç bırakmıştın/vermiştin direk çevirisi bu. Yani görmememe engel olmuştun,  körleştirmiştin.



Everytime - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Everytime 
Her Zaman


Everytime I see your face I know the love that lies and waits for me
Her zaman/yerde yüzünü görüyorum.Evet aşkı biliyorum, şu beni bekleyen yalanlar.
And every time I look at you your eyes they say the same thing back to me
Sana ve gözlerine her bakışımda onlar bana hep aynı şeyi söylüyor
And every time I look above I see and learn and know there's something waiting for me.
Ve ne zaman yukarıya baksam, anlayıp öğreniyorum bir şeylerin beni beklediğini.

Every tear in your eye
Gözlerindeki her yaş
Is a drop in my mind
Zihnime düşen birer damla.
As I know that you love
Bildiğim kadarıyla aşksın sen.
As I know that you love
Bildiğim kadarıyla aşksın sen.

Every time you go away I lie beside a cold and empty space
Ne zaman gitsen, soğuk ve boş bir alanda buluyorum kendimi
And every time I turn a page your hands begin to fall down
from your face
Ve her sayfayı çevirişimde ellerini indiriyorsun, birden yüzün beliriyor.
(Ve ne zaman yeni bir sayfa açsam, ellerinle yüzünü saklayan sen, birden ellerini indiriyorsun yüzün karşımda)
And every time I look above I see and learn and know there's something waiting for me.
Ve ne zaman yukarıya baksam, anlayıp öğreniyorum bir şeylerin beni beklediğini.

Every tear in your eye
Gözlerindeki her yaş
Is a drop in my mind
Zihnime düşen birer damla
As I know that you love
Bildiğim kadarıyla aşksın sen.
As I know that you love
Bildiğim kadarıyla aşksın sen.


Yesterday's Mistakes - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

 Yesterday's Mistakes
 Dünün Hataları (Geçmişin Hataları)

Don't need another resolution
Bir başka kesin karara ihtiyacım yok.*
To feel as though I'm going somewhere, somewhere.
Bir yere,  bir yere gidiyor gibi hissetmem için.
 
You said you needed me,
Bana ihtiyacın olduğunu söyledin,
Or at least that's what I thought.
Ya da en azından bu benim düşündüğümdü.
At times the memories
Bazen (bazı zamanlar) anılar
Seem to be knocking at my door.
Kapımı çalar gibi oluyor
I've seen the film a million times
Milyonlarca kez izlediğim bir film bu.
Feels like I wrote the storyline
Senaryoyu ben yazıyormuşum gibi hissettiriyor.
I refuse to replay
Tekrarlamayı reddediyorum..
The mistakes that we made yesterday.
Geçmişte yaptığımız hataları..(Dünün hatalarını)
 
I like to think I'm stronger now
Şu an daha güçlü olduğumu düşünmek iyi geliyor
Victim of common sense
Sağduyu kurbanıyım.
The truth is that I know
Ama gerçek şu ki,
I still confuse the past with the present tense
Hala geçmiş ile şimdiyi karıştırdığımın farkındayım.
Condensing what we had To a single frame
Yaşadıklarımızı tek bir kareye sıkıştırdım
That sticks in my mind
Beynime kazındı
When I try to move on
Ne zaman ilerlemeye çalışsam
The same image comes back every time
Aynı resim karşıma çıkıyor (Flashback)

They were yesterday’s mistakes
Onlar dünün hatalarıydı
Yesterday's mistakes
Dünün hataları
I refuse to replay
Tekrarlamayı reddediyorum...
The mistakes that we made yesterday.
Geçmişte yaptığımız hataları..(Dünün hatalarını)

                            -İbranice olan kısım-
-Merhametli olmanın kişiliği üzerimize ol ve sahibinin (tanrının) önüne duamızı getir
ve milletin için merhamet iste çünkü her kalp elemli ve her baş hastalıklı-


Forgive my selfishness
Bencilliğimi affet
I'd be grateful if you can
Eğer affedebilirsen memnun olurum.
Forget my ingratitude
Nankörlüğümü unut.
You think I'm twice the girl I am
Düşünüyorsun ki  aynıyım , hala o kızım
They say we should forgive
Affetmemiz gerektiğini söylüyorlar.
But not forget
Ama unutma.
What has gone before
Öncesinde neler olduğunu
I refuse to replay
Tekrarlamayı reddediyorum...
The mistakes that we made yesterday.
Geçmişte yaptığımız hataları..(Dünün hatalarını)

And they were yesterday’s mistakes
Ve onlar dünün hatalarıydı
Yesterday's mistakes
Dünün hataları
I refuse to replay the mistakes that we made yesterday
Geçmişte yaptığımız hataları..(Dünün hatalarını) Tekrarlamayı reddediyorum.

Çeviri Notu :
* Artık kararım kesin. Düşünecek bir şey yok.
İbranice olan kısım buradan:
"Merhametli olmanın kişiliği üzerimize ol ve sahibinin (tanrının) önüne duamızı getir ve milletin için merhamet iste çünkü her kalp elemli ve her baş hastalıklı"



Ladino Song - Oi Va Voi Türkçe Çeviri

Ladino Song
Ladino Şarkısı

Yo me enamoré de un aire
Ben bir havaya aşık oldum
De un aire de una mujer
Bir kadının havasına
Una mujer muy hermosa 
Çok güzel bir kadının havasına
Linda de mi corazón
Kalbimin güzeline
Yo me enamoré de un aire
Ben bir havaya aşık oldum
Linda de mi corazón
Kalbimin güzeline

Yo me enamoré de noche
Ben gece aşık oldum
En luna ella me engaño
Beni ay ışığında kandırdı
Si esto era de día
Bu gündüz olmuş olsaydı
Yo no daba amor
Aşık olmazdım
Yo me enamoré de noche
Ben gece aşık oldum
Yo no daba amor
Aşık olmazdım

Si otra vez me enamoro
Bir daha aşık olursam
De un aire de una mujer
Bir kadının havasına
De una mujer muy hermosa
Güzel bir kadının havasına
Linda de mi corazón
Kalbimin güzeline
Si otra vez me enamoro
Bir daha aşık olursam
Sea de día con sol
Güneşli bir günde olsun!!!

If i fall in love
Bir daha aşık olursam
Sun above me love
Güneşli bir günde olsun!!
It won't be by moonlight
Ay ışığında olmasın
Won't be by moonlight
Ay ışığında olmasın
Moonlight, moonlight
Ay ışığında , ay ışığında

Oh if i get to you
Eğer sana gelirsem
All i'm wanted to
Bütün isteğim
It won't be by moonlight
Ay ışığında olmasın
Won't be by moonlight
Ay ışığında olmasın
Moonlight, moonlight
Ay ışığında , ay ışığında
Won't be by moonlight
Ay ışığında olmasın
Moonlight, moonlight
Ay ışığında , ay ışığında
Won't be by moonlight
Ay ışığında olmasın
Moonlight, moonlight
Ay ışığında , ay ışığında

Dipnot : Ladino Yahudi İspanyolcası ya da İspanya'da yaşayan Yahudileri tanımlar. 




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Çok Görüldüler..! Son 7 Gün